Batavia gemisi, 1629’da Avustralya’nın batı kıyısı açıklarında enkaz olmuş olmasına rağmen, hala yeni hikayeler anlatmaya devam ediyor. Yeni bir araştırmada, geminin taşıdığı taş yükünün kökenleri izlenerek, tarihçilerin daha önce düşündüğünden çok daha organize bir tedarik ağına rastlanıldı. Taş bloklar tek bir taş ocağından değil, günümüzdeki Almanya’daki çeşitli ocaklardan temin edilmiş ve tek bir deniz yolu sevkiyatı için bir araya getirilmiş.

Curtin Üniversitesi bilim insanları tarafından yürütülen araştırma, Journal of Archaeological Science: Reports dergisinde yayınlandı. Araştırmacılar, Batavia enkazından çıkarılan taş blokları, tuğlaları ve ağırlıkları incelediler. Bu gemi, Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’ne aitti ve Jakarta’daki şirket merkezindeki inşaat çalışmalarında kullanılmak üzere önceden üretilmiş taşlar taşıyordu.

Yıllardır araştırmacılar, taşların nereden geldiğini belirlemekte zorlanıyordu. Tarihi sevkiyat kayıtları eksik olduğundan ve yüzyıllar geçtikçe yükün görünümü değiştiğinden, görsel incelemeler güvenilir sonuçlar vermiyordu. Farklı bölgelerden gelen taşlar artık neredeyse aynı görünüme sahip.

Araştırmacılar, bu sorunu, taşların içindeki minik zirkon kristalleri incelenerek çözdüler. Bu mineraller, aşınmaya dayanıklı olup, kayaların jeolojik geçmişine dair bir kayıt tutar. “Detrital zirkon U-Pb yaşlandırma” yöntemi kullanılarak, zirkon tanelerinin yaşı ölçüldü ve sonuçlar bilinen Avrupa ocaklarıyla karşılaştırıldı.

400-year-old Batavia shipwreck reveals hidden European stone supply network

Testler, iki farklı taş grubunun olduğunu gösterdi. Bir grup, Bentheim ocaklarına uygunken, diğer grup Almanya’nın Aşağı Saksonya Havzası’ndaki Obernkirchen ocaklarına uygun bulundu. Her bir ocağın ürettiği taşlar farklı zirkon yaş kalıplarına sahip olduğundan, her kaynak benzersiz bir jeolojik “parmak izi” taşıyordu.

Bu bulgular, Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’nin, yükü gemiye yüklemeden önce birden fazla ocak bölgesinden taş topladığını gösteriyor. Taşlar, iç kesimdeki ocaklardan nehir yoluyla taşınarak, Hollanda Cumhuriyeti’ndeki limanlara ulaştırıldı. Çalışanlar, sevkiyatları bir araya getirerek uzun yolculuğa çıkardı.

Sonuçlar, erken 17. yüzyılda dikkatlice planlanmış bir tedarik sistemine işaret ediyor. Yükte kullanılan taşlar görünüş olarak tekdüze olmasına rağmen, jeoloji farklı bir hikaye anlatıyor. Kuzeybatı Avrupa’nın farklı bölgelerinden gelen taşlar, limandan ayrılmadan önce organize bir ağ üzerinden geçti.

400-year-old Batavia shipwreck reveals hidden European stone supply network

Bu çalışma aynı zamanda, zirkon yaşlandırmanın arkeolojik taş incelemesi için neden bu kadar etkili olduğunu da gösteriyor. Farklı yerlerden gelen, kuvars açısından zengin taşlar genellikle aynı görünüme sahip olup, özellikle yüzyıllar geçtikten sonra su altında kaldıklarında ayırt edilmesi zorlaşır. Geleneksel kaya çalışmaları, bu kaynakları birbirinden ayırmakta zorlanıyordu. Zirkon taneleri yeterli bilgiyi koruyarak, blokların orijinal ocak bölgeleriyle eşleştirilmesini sağladı.

Batavia gemisi 1963 yılında bulundu ve Avustralya’nın en iyi bilinen batıklarından biri olarak kabul edilir; çünkü bu enkazın ardından yaşanan isyan ve katliamlar büyük yankı uyandırmıştı. Yaklaşık 400 yıl sonra bile, bu site ticaret, nakliye ve inşaatla ilgili yeni kanıtlar sunmaya devam ediyor. Araştırmacılar, Batavia’dan daha fazla taş örneği incelemeyi ve bunları ek Avrupa ocaklarıyla karşılaştırmayı planlayarak, Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’nin denizaşırı inşaat projelerini besleyen ticaret yollarının daha net bir resmini oluşturmayı hedefliyor.

Kaynak: Archaeology News Online

Google Tercih Edilen Kaynak
Google’da bizi favori kaynaklarınıza ekleyin
Son dakika gelişmelerini ve yeni haberleri Google Keşfet’te anında görün

Google’da Takip Et