İtalya’nın kuzeyindeki Lombardiya bölgesinde, Garda Gölü yakınlarındaki bir Neolitik yerleşim alanında yapılan kazılarda, gizemli geometrik işaretlerle kaplı 4.000 yıllık bir kil tablet bulundu. Bu keşif, araştırmacıların henüz çözemediği arkeolojik bir bulmacanın daha bir parçası olarak tarihe geçti.
Artefakt, Lombardiya’da önemli bir Neolitik höyük yerleşim yeri olan Lucone di Polpenazze’de ortaya çıkarıldı. Erken Bronz Çağı’na tarihlenen tabletin üzerindeki işaretlerin anlamı henüz bilinmiyor.
Bu, Lucone D yerleşimin bulunduğu alandan çıkarılan üçüncü benzer obje ve Lucone genelinde bulunan 21. obje olmasıyla, bu bölge, bu sıra dışı eserlerin en yoğun bulunduğu yerlerden biri olarak öne çıkıyor.
Arkeologlar tarafından genellikle “gizemli tabletler” olarak tanımlanan bu objeler genellikle kilden yapılmıştır, ancak taş oymacılığıyla yapılan örnekler de bulunmuştur. Yüzeylerinde, daireler, üçgenler ve kareler gibi geometrik desenler oluşturan kasıtlı olarak oyulmuş çizgiler ve izler bulunmaktadır. En eski bilinen örneklerin çoğunda ise basılmış noktalar hakimdir.
Bu işaretlerin neyi temsil ettiği hala tartışma konusudur.
Araştırmacılar, bu tabletlerin takvimler, sayım cihazları veya erken dönem yazılı iletişim araçları olarak kullanılmış olabileceğini öne sürmüşlerdir. Başka teorilere göre ise, dini amaçlarla kullanıldığı ve hatta kutsal tılsımlar olarak taşındığı düşünülmektedir.
Özellikle ilginç bir yorum, bu objelerin Bronz Çağı ticaretine bağlanmasıdır. Bu teoriye göre, desenler belirli malları veya miktarları tanımlayarak, günümüzdeki sevkiyat belgelerine veya ticari etiketlere benzer şekilde kullanılmıştır. Metal ve diğer değerli emtiaların, Avrupa’daki antik ticaret ağları aracılığıyla taşınan mallar arasında yer alabileceği düşünülmektedir.
Bu gizem sadece İtalya ile sınırlı değildir. Benzer tabletler İsviçre ve Almanya’da, ayrıca Orta ve Güneydoğu Avrupa’daki Tuna-Karpat Havzası’nda da bulunmuştur. Bu durum, sembollerin, coğrafi olarak geniş bir alanda yer alan topluluklar arasında paylaşılan bir geleneğin parçası olduğunu göstermektedir.
Ancak Lucone di Polpenazze, bulunduğu yüksek sayıda eser nedeniyle öne çıkmaktadır.
Garda Gölü’nün Üzerinde İnşa Edilen Köy
Günümüzde sığ bir havza olan Lucone, binlerce yıl önce küçük bir göldü ve Neolitik topluluklar tarafından ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş yerleşim yerleri kuruldu. Finestresull’Arte
Arkeologlar, bu bölgede beş farklı höyük yerleşim yeri olduğunu belirlemişlerdir ve bu yerleşimlerin Neolitik dönemden Bronz Çağı’na kadar uzanan bir yaşam süresi olduğu tespit edilmiştir.

Lucone D bölgesinde, Erken Bronz Çağı’na tarihlenen küçük bir köyün kalıntıları bulunmaktadır. Karbon analizine göre, bu yerleşimin ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş evlerin yapım tarihi yaklaşık MÖ 2034’tür.
Kalan yapıların düzenlemesi, evlerin göl üzerinde inşa edildiğini göstermektedir. Bu durum, Kuzey İtalya’da yaşayan toplulukların dört bin yıl öncesinde sahip olduğu mühendislik becerilerine dair çarpıcı bir kanıt sunmaktadır.
Yerleşim yerinin sakinleri, evlerini destekleyen platformlardan doğrudan atıklarını göle atmışlardır. Zamanla, bu durum organik maddelerden oluşan katmanların oluşmasına neden olmuş ve arkeologlara Bronz Çağı yaşamına dair olağanüstü ayrıntılı bir kayıt sağlamıştır.
Felaket Niteliğindeki Yangın, Günlük Yaşamı Korudu
Lucone D’nin özellikle değerli olmasının nedeni, bu yerleşim yerinin yıkıcı bir yangından etkilenmiş olmasıdır.
Yangın köyü yok etse de, aynı zamanda olağanüstü koruma koşulları yaratmıştır. Normalde çürüyebilecek organik nesneler, alevler tarafından karbonize edilmiş ve binlerce yıl boyunca korunmuştur.
Kazılarda ahşap orak bıçakları, dokuma ağırlıkları, keten parçaları, tohumlar ve hatta seramik bir kap içindeki yiyecek kalıntıları bulunmuştur.
Yangının yarattığı yüksek sıcaklıklar, yerleşimin güneşle kurutulmuş kil mimarisinin bazı kısımlarını bile korumuştur. Normalde çözülebilecek veya parçalanabilecek malzemeler, fırında pişirilen seramikler gibi bir işlemden geçirilerek korunmuştur.
Bu keşifler, tarım, tekstil üretimi, yiyecek hazırlama ve ev yaşamı gibi Bronz Çağı’na ait birçok detayın yeniden yapılandırılmasına olanak sağlamıştır.
Yeni bulunan tablet ise bu tabloya yeni bir soru eklemektedir.
Semboller, Bronz Çağı topluluklarının malları nasıl saydığını, bilgileri nasıl ilettiğini, ticareti nasıl yaptığını veya dini fikirleri nasıl ifade ettiğine dair ipuçları sunabilir. Ancak şu anda anlamları hala çözülememiştir ve bu küçük kil obje, Avrupa’nın antik çağlarındaki gizemlerden biri olarak kalmaya devam etmektedir.




Henüz yorum yok