Güney Macaristan’da, tarım faaliyetleri sırasında insan iskeletlerine rastlanması üzerine başlatılan kurtarma kazısı çalışmaları sonucunda, Avar dönemine ait önemli mezarlar gün yüzüne çıkarıldı.
Baja’daki Türr István Müzesi’nden arkeologlar, bir çiftlik arazisinde bulunan kemik ve arkeolojik materyallerin ardından inceleme başlattı. Başlangıçta izole bir buluntu olarak değerlendirilen durum, araştırmacıların altı adet Avar dönemine ait mezarın tespit edilmesiyle önemli bir kazıya dönüştü. Bu mezarlar, 6 ila 9. yüzyıllar arasındaki döneme tarihleniyor.
Yapılan keşifler, etrafındaki tarlaların altında binlerce yıldır gizli kalmış, çok daha geniş bir mezarlık alanının sadece küçük bir bölümünü temsil edebileceğini gösteriyor.
Mezarlar arasında iki çocuğun da iskeletleri bulunuyor. Bunlar arasında yaklaşık 2 veya 3 yaşında olduğu tahmin edilen bir bebek ve ergenlik çağında bir genç yer alıyor. Antropolojik analizler, bu kişilerin yaşlarını ve cinsiyetlerini daha kesin olarak belirlemek için yapılacak.
Birçok mezarda, Avar cenaze ritüellerinin tipik unsurları olan demir tokalar ve seramik kaplar gibi eşyalar bulundu. Bu tür kaplar genellikle ölülerin yanına, ahiretteki yolculukları için yiyecek ve içecek sunmak amacıyla konuluyordu. Mezarlığın modern toprak yüzeyine yakın bir konumda bulunması nedeniyle, bazı mezarların yüzyıllar süren tarım faaliyetleri sonucu kısmen zarar görmüş.
Arkeologlar ayrıca, iki adet mezarın da yerinde korunmuş halde bulunduğunu tespit etti. Bunlardan biri, olağanüstü zengin bir eser koleksiyonu içeren yetişkin bir erkeğin mezarıydı.
Bulunan eserler arasında demir kılıç, toka, yüzük, seramik kap ve çeşitli metal nesneler yer alıyor. En dikkat çekici keşiflerden biri, Avar arkeolojisinde bilinen ancak kazı ekibi tarafından daha önce bulunmayan nadide, tek uçlu bir demir yıldızdı. Araştırmacılar, bu eserlerin ölülerle birlikte defnedilen pratik eşyaları temsil ettiğine ve ritüel veya batıl inanç amaçlı kullanılan nesneler olmadığına inanıyorlar.
Yakınlardaki bir kadın mezarında ise daha az sayıda cenaze eşyası bulunuyor. Bunlar arasında bronz küpeler ve demir tokalar yer alıyordu. Ancak iskeletin pozisyonu, Avar defin uygulamaları hakkında değerli bilgiler sağlıyor. Kolların sıkıca katlanmış olması, kadının toprağa gömülmeden önce bir cenaze örtüsüne sarıldığına ve vücudun çürüme sırasında hareket etmesini engellemek için sıkıca sabitlendiğine işaret ediyor.
Kazı alanında mezar soygunculuğuna dair de kanıtlar tespit edildi. İki mezarın antik çağlarda kasıtlı olarak tahrip edildiği, soyguncuların özellikle değerli kişisel eşyaların bulunduğu göğüs ve bel bölgelerine odaklandığı görülüyor. Arkeologların tahminine göre, mezarlar ölülerin hala yumuşak dokulara sahipken kısa süre sonra soyanıldı, bu da iskelet kalıntılarının büyük ölçüde sağlam kalmasına rağmen tahribata uğramasına neden oldu.
Kurtarma kazısı çalışmaları tamamlandı ve alan yeniden toprakla örtüldü. Şu anda ek kazı planları yapılmamakla birlikte, kurtarılan eserler Baja’daki Türr István Müzesi’nde korunacak ve sergilenecek. Bu eserler, Karpat Havzası’ndaki Avar yaşamı ve defin gelenekleri hakkındaki bilgileri artırmaya katkıda bulunacak.
Gizli yeraltı mabedi, 179 antik ritüel nesnesini ortaya çıkardı
UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Ani’de Selçuk dönemine ait bir gıda depolama tesisi keşfedildi
Kaynak: Heritagedaily