Ukrayna’nın Odessa bölgesinde bulunan antik bir yerleşim yerinin kazıları sırasında, arkeologlar Roma dönemine ait mezarların yanı sıra, Demir Çağı’nın başlarına tarihlenen nadir bir törensel at tasması keşfetti. Bu bulgular, binlerce yıldır bu stratejik öneme sahip bölgede yaşamış farklı kültürlere dair yeni kanıtlar sunuyor.
Keşifler, Orlivka köyünün yakınındaki Kartal tepesi yakınlarında yapıldı; arkeologlar burada uzun süredir kazılar yürütüyor. Bu kazılarda, ikinci ve üçüncü yüzyıllara ait mezarların yanı sıra, Cimmerian dönemine atfedilen demir ve bronz parçalar bulundu.
Araştırmacılara göre bu keşifler, Tuna Nehri’nin batısında yer alan Trak topluluklarıyla temas ve yakın bir arada yaşam süren Cimmerian grupların varlığına dair daha fazla kanıt sağlıyor.
Bin Yıllık Bir Tarih
Kazı ekibinin lideri Ihor Bruyako, Kartal’ın stratejik konumunun, bölgenin binlerce yıl boyunca farklı halklar tarafından tekrar tekrar işgal edildiği ve kullanıldığı anlamına geldiğini belirtti. “İnsanlar yaklaşık 4 ila 5 bin yıl önce Eneolitik dönemden itibaren burada yaşamaya başladı,” dedi Bruyako.
Sonraki yüzyıllarda, özellikle kazı alanının batısında Kamyana Hora’ya doğru farklı kültürlere ait yerleşimler ortaya çıktı. Araştırılan bu bölgenin, döneme göre farklı amaçlara hizmet ettiği görülüyor. Bazen, yakındaki yerleşimlerin ekonomik bir uzantısı olarak kullanılıyordu; bazen ise, topluluklar bu araziyi mezarlık ve tümülüs (mezar yığını) için kullanıyordu.
Mezarlar, Fırınlar ve Antik Depolama Çukurları

Geçtiğimiz kazı sezonunda, arkeologlar tepenin iki bölümünde yoğunlaştılar; bunlardan biri Kamyana Hora’ya yakın bir alan. Haziran ayında burada çalışan bir ekip, yerleşim izlerinin yanı sıra, depolama çukurları, bir fırın ve antik bir mezar daha keşfetti.
Başka bir bölümde ise, araştırmacılar insan iskelet kalıntıları ile birlikte, kil bir kap ve bronz ve demir parçalarından oluşan nadir bir at tasması koleksiyonu buldu. Uzmanlar, bu ekipmanın Demir Çağı’nın başlarına tarihlenen Cimmerian dönemine ait olduğunu tahmin ediyor. Bu tasmanın törensel amaçlı kullanıldığı ve mezarın içinde diğer eşyalarla birlikte konulduğu düşünülüyor. Deri parçaları zamanla bozulmuş olsa da, metal parçaların çoğu nispeten iyi durumda korunmuş.
Bu keşif özellikle önemlidir çünkü arkeologların uzun zamandır olduğuna inandıkları Tuna Nehri bölgesindeki kültürel etkileşimlere dair somut kanıtlar sunuyor.
Daha Fazla Keşif Bekleniyor
Kartal, yüzyıllar hatta binlerce yıl arayla birbirinden ayrılan topluluklara ait izler içeren çok katmanlı bir arkeolojik kompleks. Tuna Nehri’ne yakın konumu sayesinde, bu bölge Karadeniz’in kuzeyindeki bölgeler ile Güneydoğu Avrupa arasındaki nüfus hareketliliği için önemli bir geçiş noktasıydı. Roma dönemine ait mezarların ve daha eski Demir Çağı eserlerinin bulunması, farklı toplulukların aynı coğrafyayı tekrar tekrar kullanarak yerleşim, ekonomik faaliyetler ve defin alanları olarak kullandığını gösteriyor.
Arkeologlar önümüzdeki yıl Kartal tepesindeki kazılara devam etmeyi planlıyor. Bu çalışmaların, bölgede yaşamış ve geçiş yapmış halklara dair ek bilgiler ortaya çıkarabileceği umuluyor.




Henüz yorum yok