GÜNLÜK TARİH KRONOLOJİSİ

20 Eylül Tarihinde Neler Yaşandı?

20 Eylül, insanlık tarihinin iki farklı çağında da dönüm noktası niteliğinde olayların sahne aldığı bir gündür. Bir yanda Fransız Devriminin ilk büyük çarpışmasıyla modern savaşın ve ulusal ordu geleneğinin temelleri atılırken; diğer yanda, onlarca yıl süren askeri ayrımcılığa son verilen bir dönemin kapıları aralanır. Bu tarihler arasında Kırım Savaşı’nın acı muharebeleri, Güney Osetya’nın bağımsızlık ilanı ve Cannes Film Festivali’nin yeniden dirilişi gibi çeşitli boyutlarda okunabilecek olaylar yer alır. Böylece 20 Eylül; ideallerin kanla test edildiği, millî egemenliğin ilan edildiği ve insan hakları için verilen sessiz mücadelelerin meyvesinin toplumsal düzeyde hasat edildiği bir tarihsel derinliğe sahiptir.

TARİHİ DÖNÜM NOKTASI

1792: Valmy Muharebesi

Fransız Devrim Savaşları

Fransız Devrim Savaşları – Tarihsel Belge / Arşiv Fotoğrafı
Fransız Devrim Savaşları’nın ilk büyük çaplı muharebesi olarak anılan Valmy Muharebesi, 20 Eylül 1792’de Fransa’nın kuzeyindeki Valmy kasabası yakınlarında gerçekleşti. İhtilal taraflarını komutan Dumouriez önderliğinde, çoğu henüz tam donanıma sahip olmayan ve birçok tüfeğinde bayoneti eksik olan yeni kurulan ulusal milislerden oluşan bir ordu oluştururken; karşısında Avusturya kuvvetleri, Wurmser’in komutasında toplanmıştı. Sayıca üstün ve profesyonel askeri deneyime sahip düşman ordusuna rağmen Fransızlar, topçu ateşiyle desteklenen disiplinli tüfek atışlarıyla saflarını koruyarak durdular ve bu sayede düşmanı geri püskürtmeyi başardılar.

Bu muharebenin askeri açıdan kesin bir zaferden ziyade sembolik nitelik taşıdığı söylenebilir; çünkü Fransız ordusunun büyük kısmı henüz tam teçhizatına ulaşmamıştı ve savaşın akibi asıl sonraki yıllarda şekillendi. Yine de Valmy, tarihe “Devrimi kurtaran muharebe” olarak işlendi ve modern savaşın doğuşuna damga vurdu. Toplu ateşle eğitilmiş halk ordusunun, feodal kökenli profesyonel monarchist orduya karşı üstünlük kurması, devrin askeri doktrininde bir kırılma anlamına geldi. Bu zaferin ardından Fransa, monarşiyi ortadan kaldırarak cumhuriyeti ilan etti ve Avrupa’ya yayılan ihtilal rüzgârının ilk büyük çarpışma sahnesini 20 Eylül’de yaşadı.

TARİHİ DÖNÜM NOKTASI

1854: Alma Muharebesi

Kırım Savaşı

Kırım Savaşı – Tarihsel Belge / Arşiv Fotoğrafı
Kırım Savaşı’nın en önemli ilk muharebelerinden biri olan Alma Muharebesi, 20 Eylül 1854’te Kırım’ın güneyinde, Sevastopol’a giden yol üzerinde bulunan Alma Nehri’nin yakınında verildi. İngiliz-Fransız ittifakı kuvvetleri, Lord Raglan komutasında Rus ordusuna saldıırken; Rusları Prens Menshikov önderliğinde savunma pozisyonunda bekletiyordu. İttifakın askeri gücü ve iyi organize edilmiş topçu ateşi sayesinde Ruslar ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı ve bu zafer, ittifakın Sevastopol kuşatmasına doğru ilerlemesinin ilk adımı olma niteliğini taşıdı.

Alma Muharebesi, Kırım Savaşı’nın seyri açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirilir; çünkü muharebenin ardından Rus ordusu, savunması zor olan ama stratejik önemi yüksek Sevastopol kaleine sığınmak zorunda kalmıştı. Bu geri çekilme, ittifak güçlerinin şehre doğru ilerlemesini kolaylaştırırken; savaşın aylarca süren kuşatma ve acı bir mücadele haline gelmesine zemin hazırladı. Böylece 20 Eylül, Kırım Savaşı’nın uzun ve kanlı yolculuğunun başlangıcı olarak tarihe geçti ve iki devletin askeri gücünü test eden bir dönemin ilk sayfasını açtı.

TARİHİ DÖNÜM NOKTASI

1990: Güney Osetya Bağımsızlığının İlanı

Güney Osetya, 20 Eylül 1990’da Sovyetler Birliği’nin Gürcistan Cumhuriyeti’ne bağlı bir özerk bölge statüsündeyken bağımsızlığını ilan etti. Bu bölge, tarihsel ve etnik bağları hem Gürcüler hem de Güney Osetliler arasında uzun süredir tartışmalı olan toprakların bir parçasıydı ve ilânın arkasında derin kökenlere sahip millî kimlik çatışmaları yatıyordu. Bölgenin nüfusunun büyük kısmını Güney Osetliler oluştururken; etnik Gürcü nüfus da bölgede önemli bir paya sahipti ve bu durum, zamanla şiddete dönüşebilecek gerilimin temellerini oluşturuyordu.

Bu bağımsızlık ilânı, yalnızca o anki bir siyasi eylemden ziyade, daha sonra 2008 yılında patlak verecek olan Gürcistan-Rusya savaşı ve bölgenin de facto Rusya kontrolüne geçmesi için uzun vadeli bir başlangıç noktası olarak okunabilir. İnternasyonal düzeyde hâlâ Gürcistan’ın bir parçası sayılan bu bölge, ilânının üzerinden yıllar geçmesine rağmen uluslararası tanınırlık sorunuyla birlikte karmaşık bir durumla karşı karşıyadır. Böylece 20 Eylül 1990, Kafkasya’daki millî çatışmaların ve bölgesel istikrarsızlığın tarihsel hafızasında yer alan önemli bir dönüm noktası olarak kalmıştır.

TARİHİ DÖNÜM NOKTASI

1946: Cannes Film Festivali’nin Yeniden Başlaması

Cannes Film Festivali, 20 Eylül 1946’da II. Dünya Savaşı nedeniyle yedi yıl aradan sonra yeniden sahneye çıktı. Festivalin ilk düzenlendiği yıllarda, savaşın acımasızlığı nedeniyle Avrupa’nın birçok büyük şehirinde sinema etkinlikleri ya askeri ihtiyaçlar uğruna duraksamış ya da tamamen iptal edilmişti; bu bağlamda Cannes’ın yeniden kurulması, savaşa rağmen kültürel ve sanatsal hayata dair bir umut mesajı niteliği taşıyordu. Festivalin kuruluşu aslında Venedik Film Festivali’nin savaş yıllarında düzenleyememesinin ardından, Fransız sinemasının kendi özgün etkinlik platformunu kurma çabasının bir yansımasıydı.

Bu yeniden başlama, yalnızca bir festivalin geri dönmesi değil; aynı zamanda insanlığın yıkımın ardından kültürel mirasına ve sanatsal ifade özgürlüğüne verdiği değeri simgeleyen bir eylemdi. Cannes’ın bu tarihte dirilişi, sinema sanatının toplumsal hafızada taşıdığı yeri ve savaş sonrası dünyada umut ışığı olarak işlev gördüğü gerçeğini ortaya koydu. Böylece 20 Eylül 1946, dünya sinemasının en prestijli etkinliklerinden birinin yeniden hayat bulduğu ve kültürel dirilişin sembolü haline geldiği anlamlı bir tarihe dönüştü.

TARİHİ DÖNÜM NOKTASI

2011: “Don’t Ask, Don’t Tell” Kanununun Yürürlükten Kaldırılması

Amerika Birleşik Devletleri’nde 2011 yılında yürürlükten kaldırılan “Don’t ask, don’t tell” (sorulmasın, söylenmesin) kanunu, açık şekilde eşcinselliğini beyan eden kişilerin orduda görev yapmasını on yıllar boyunca engellemişti. Bu politika 1993 yılında hayata geçirilmiş olup; hem askerlere cinsel yönelimleri hakkında soru sormayı yasaklayan hem de açık şekilde LGBT bireylerin orduya katılmasını engelleyen bir denge politikasıydı. Yönetim değişikliğiyle birlikte uzun süredir tartışılan bu kanun, 2011’de Başkan Barack Obama’nın imzasıyla kaldırılarak askeri personelin eşcinsel kimliğini gizlemeye zorlayan son dönemin sona ermesi sağlandı.

Bu karar, ABD tarihinde LGBT bireylerin toplumsal ve askeri hayata katılımı açısından büyük bir milat olarak kabul edilir; çünkü artık orduda görev yapan kişilerin cinsel yönelimleri nedeniyle işten çıkarılmaları yasal zeminini kaybetmişti. Onlarca yıl süren sessiz direnişin ve toplumsal farkındalığın artmasının meyvesi niteliğinde olan bu kaldırma, insan hakları mücadelesinin askeri kurumların içine de uzandığının somut bir göstergesiydi. Böylece 20 Eylül 2011, ABD’de eşitlik adına verilen uzun mücadelenin önemli bir döneminde tarihe işlenen anlamlı bir adımdır.

🌱 Tarihte Bugün Doğanlar

  • 2002: Gabriel LaBelle, Kanada asıllı Amerikalı oyuncu
  • 1999: Jeong Woo-yeong, Güney Koreli futbolcu
  • 1996: Yuki Ueda, Japon futbolcu
  • 1995: Rob Holding, İngiliz futbolcu
  • 1995: Eric Oelschlägel, Alman futbolcu

🕊️ Aramızdan Ayrılanlar (Vefatlar)

  • 2024: Kathryn Crosby, Amerikalı şarkıcı ve oyuncu (d. 1933)
  • 2022: Virginio Rognoni, İtalyan siyasetçi (d. 1924)
  • 2021: Sarah Dash, Amerikalı şarkıcı, söz yazarı ve aktris (d. 1945)
  • 2021: Claude Lombard, Belçikalı şarkıcıdır (d. 1945)
  • 2021: Billy Maxwell, Amerikalı profesyonel golfçü (d. 1929)

📜 Tarih Masası Değerlendirmesi

20 Eylül tarihi; savaşların ilk çığlıklarıyla başlayan modern çağın temellerini atan Valmy Muharebesi ile, insan onuruna ve eşitliğe dair sessiz ama kararlı mücadelenin toplumsal düzeyde meyvesini veren “Don’t Ask, Don’t Tell” kanununun kaldırılması arasında köprü kurar. Bir yanda devrimin ideallerinin kanla test edildiği, ulusal egemenliğin ilk büyük çarpışması yaşandığı; diğer yanda onlarca yıl süren ayrımcılığın sona erdiği ve bireylerin kimliğiyle özgürce yaşamaya hak kazanıldığı bir tarih sahnesi karşımıza çıkar. Kırım Savaşı’nın acı muharebeleri, Güney Osetya’nın millî çatışmalarla örülü bağımsızlık ilanı ve Cannes’ın savaştan sonra yeniden dirilişi gibi olaylarla birlikte; bu gün, insanlığın hem şiddetin hem de barışı, hem ayrımın hem de eşitliğin izlerini taşıyan zengin bir tarihsel hafıza olarak okunur.

Arşiv Kaynağı: Bu derleme, uluslararası tarih enstitülerinin ve tarih arşivlerinin kayıtları temel alınarak O Tarih editörleri tarafından hazırlanmıştır.