Mark Cruse’un Cornell University Press tarafından yayımlanan “The Mongol Archive in Late Medieval France: Texts, Objects, Encounters, 1221-1422” adlı eseri, Fransızların Moğollarla geç orta çağda kurduğu temasın kültürel yansımalarını inceliyor. Onyedinci yüzyıldan bu yana akademisyenlerin büyük ilgiyle incelediği Fransız-Moğol ilişkilerinin tarihi ile bunun aksine, söz konusu ilişkinin Fransa‘nın entelektüel, politik ve edebi kültürü üzerindeki uzun vadeli etkisi hâlâ kapsamlı biçimde anlatılmayı bekliyor. 1221’den 1422’ye uzanan dönemde Fransızların Moğollarla karşılaşması, onlara duyduğu ilgi ve korku; kroniklere, haçlı seferi konseptlerine, elçi raporlarına, ansiklopedilere, mektuplara, el yazması süslemelerine, haritalara, şiirlere, kehanetlere, romanlara vaazlara ve yolculuk anlatılarına yansmış durumda.
Eser, Fransız mahkemesinin Moğol İmparatorluğu hakkında nasıl bir bilgi birikimi inşa ettiğini, bu bilginin seyyahların raporları, mektuplar ve elçi mübadeleleri yoluyla nasıl üretildiğini ortaya koyuyor. Fransa kralları, Moğollarla kurulabilecek bir ittifakı doğu Akdeniz’in fethi için bir araç olarak görüyor; bu nedenle hakklarında mümkün olduğunca fazla bilgi toplamaya hevesli oluyorlardı. Elbette toplanan bilgilerinin büyük bölümü isabetli değildi. Bu bağlamda Marco Polo ve John Mandeville’in eserleri önemli roller üstlendi.
Bir arşiv değil, tematik bir ağ
Eserin adını veren “Moğol arşivi” fizikî bir depo değildir; tematik açıdan birbirine bağlı eserlerden oluşan bir ağı temsil eder. Bu eserler tek bir yerde bir araya getirilmemiş olsa da, doğrudan ya da alıntı ve özür yoluyla, ortak kaynaklar ve konulara yapılan atıflar aracılığıyla birbirleriyle diyalog içindedir ve hayatta kalan materyal kayda tamamen sığmayan sağlam bir söylemi yansıtır. Fransızların Moğollar hakkındaki görüşleri çeşitli metinlerde karşımıza çıkar: Rutebeuf ve Eustache Deschamps’ın şiirleri gibi bazı eserler yalnızca kısa kısa “Tartarlar” ya da “Tartarya” bahsederken, John of Plano Carpini’nin raporu veya Marco Polo’un Dünyanın Betimlemesi adlı eseri gibi diğerleri Avrupa’daki Moğol algısını—hatta dünyanın anlaşılış biçimini—kökten değiştirmiştir.

Avrupa ile Moğollar arasındaki etkileşimlere odaklanan araştırmacılar son dönemde iyi hizmet görüyor; bu eser, Venice and the Mongols: The Eurasian Exchange That Transformed the Medieval World adlı kitapla yan yana yer alıyor. Fransız tarihçileri için eserde bu fikirlerin anavatanlarında nasıl tezahür ettiğine dair içgörüler sunuluyor. Geniş anlamda eser, Küresel Orta Çağ’a ilişkin mükemmel bir örnek olarak da okunabiliyor.
Mark Cruse’un eseri, orta çağ batı kaynaklarında Moğolların kaydının oluşturulması tarihini inceliyor; bu, doğrudan Fransız-Moğol karşılaşmasına dair bir “bağlantılı/küresel tarih” değil. Yine de güncel akademik çalışmalara gerçekten değerli bir katkı sunuyor.
Jane Valtrova, Journal of Medieval History
Yazarı ve eserinden bir ön izleme
Mark Cruse, Arizona State Üniversitesi Uluslararası Diller ve Kültürler Fakültesi’nde Fransız dili profesörü. Araştırmaları geniş çevreli olsa da sık sık orta çağ el yazmalarıyla bağlantılı. Diplomat dergisi için kale aldığı makalede ise en yeni kitabında bulunabileceklere dair bir ön izleme sunuyor.
Eseri Amazon.com, Amazon.ca ve Amazon.co.uk üzerinden satın alabilirsiniz.




1 yorum