İçeriğe geç
O TARİH GEÇMİŞİN YENİ PERSPEKTİFİ
SözlükForum ↗
otarih.com — Tarih ve Medeniyetler PortalıTARİHİN
ÖTESİNDE.
Arkeoloji & KeşiflerO TARİH / OKUMA

Nişan Taşları: Osmanlı’da Atış Rekorlarını Belgeleyen Mermer Steller

Nişan Taşı Nedir ve Amacı Nedir Nişan taşı veya menzil taşı, Osmanlı döneminde okçuluk ve daha sonra tüfek ya da diğer silahlarla atışta bir rekoru...

Yayın:

Nişan Taşı Nedir ve Amacı Nedir

Nişan taşı veya menzil taşı, Osmanlı döneminde okçuluk ve daha sonra tüfek ya da diğer silahlarla atışta bir rekoru belgelemek amacıyla çoğunlukla yekpare mermerden sütun biçiminde dikilen yazıtlı bir taş steldir. Üzerinde genellikle atıcının adı ve atış tarihi bulunmaktadır. Bu taşların atış yönüne bakan kısmına okçunun ismi ve mesleği, mesafe ve atış tarihi kazınırdı.

Bu atışı yapan yüksek rütbeli bir devlet adamı, bir vezir veya bizzat padişah olduğunda üzerine Osmanlı Türkçesiyle yazılmış ve okçunun meziyetlerini metheden şiirsel metinlerin de olduğu anıtsal niteliklerde bir nişan taşı yapılmaktaydı.

Taş Sayısı ve Korunma Durumu

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde İstanbul’da yaklaşık üç yüz adet nişan taşı bulunmaktayken günümüze yaklaşık 40 tanesi ulaşabilmiştir. Bu taşlar genellikle şehir dışı yerlerde, yani Gülhane, Ihlamur, Yıldız, Levent, Ayazağa (Maslak), Kağıthane, Çamlıca, Göksu ve Acıbadem gibi atış alanlarında dikilmiştir.

O Tarih sitesini Google’da tercih edilen kaynak olarak seç

Okçulukta Nişan Taşı Geleneği

Okçuluk, Osmanlıların icra ettiği sport dallarından biriydi. Bu disiplin, mesafe atışı ve hedef atışı olmak üzere iki alt dala ayrılmıştı. Mesafe atışının amacı, bir oku mümkün olduğunca uzağa göndermekti. Bu etkinlik, özel olarak belirlenmiş atış alanlarında gerçekleştirilir ve bu alanlar bir vakfın himayesinde bulunurdu.

İlk atış alanlarının 15. yüzyılın başlarına kadar uzandığı ve Osmanlı’nın ilk iki başkenti olan Bursa ve Edirne’de bulunduğu düşünülmektedir. İstanbul’da ise atış alanı, Fatih Sultan Mehmet tarafından Okmeydanı adı verilen bölgede kurulmuştur. Okmeydanı’nda, Ahi Evran’ın prensiplerine göre düzenlenen bir tekke de yer almaktaydı.

Rekor Belgeleme Süreci

Okçunun nihai hedefi, atış alanında bir mesafe rekoru kırarak bu rekorun bir nişan taşı ile ölümsüzleştirilmesiydi. Atışlar, o günkü hâkim rüzgâr yönüne göre yapılır ve bu yöne göre adlandırılırdı. Ancak, atış yönüne tekke idaresi karar verirdi. Atışın yapılacağı yönde mevcut bir nişan taşının olması, alan sınırlarına yakınlık ve diğer rekorlarla karışıklık ihtimali gibi sebepler atışın engellenmesine yol cabilirdi.

Rekor denemesi onaylandığında, okçu bir ayak taşı (atış yaptığı noktayı işaretleyen taş) oluşturur, ardından minimum 800 ve 900 gez mesafeleri aşarak ana taşı dikerdi. Rekorun geçerli sayılması için dört şahidin hazır bulunması gerekirdi: İki şahidin atış noktasında (ayak şahidi) ve iki şahidin de okun düştüğü noktada (havacı) bulunması gerekiyordu. Eğer şartlar sağlanır ve rekor kırılırsa, ok düşen noktaya bir taş yığını yapılır ve this taş altı ay içinde bir nişan taşıyla değiştirilirdi.

Tüfek Atışları ve Rekorlar

Rekor kırmaya yönelik bireysel atışların yanı sıra, okçular arasında ok koşusu adı verilen müsabakalar da düzenlenebilirdi. Bu müsabakalar, ok meydanından farklı alanlarda yapılırdı. Yarışmalarda kullanılan bir hedef, mesafesi giderek artırılarak yerleştirilir ve yarışmacılar arasında yalnızca bir okçu kalana kadar atışa devam edilirdi.

Okçuluk müsabakalarına ek olarak, tüfekle atış yarışmaları da düzenlenmekteydi. Bu tür yarışmalarda hedef olarak tavuk yumurtası, devekuşu yumurtası ve su dolu küpler kullanılmaktaydı. Yazıtlardan elde edilen verilere göre, tavuk yumurtasına en az 454 gez (276 m), devekuşu yumurtasına 1.155 gez (702 m) ve su dolu bir küpe 1.361 gez (827 m) mesafeden atış yapılabilirdi.

Bilinen Önemli Nişan Taşları

Sultan II. Mahmud tarafından dikilen bir nişan taşı, günümüzde Beyoğlu ilçesindeki Keçecipiri Mahallesi’nde bulunmaktadır. Bu nişan taşına ait ayak taşı ise Piyalepaşa Mahallesi’nde yer almaktadır. İki taş arasındaki mesafe 1.215,5 gez (738,31 m) olarak ölçülmüştür.

Topkapı Sarayı’nın Beşinci Avlusu’ndaki Cephane Meydanı’nda bulunan nişan taşı, Sultan III. Selim’in bir tüfekle yaptığı atış adına dikilmiştir. Atışta, 434 gez (264 m) uzaklıktaki bir tavuk yumurtası vurulmuştur. Bu nişan taşının tepesinde bir tepsi üzerine oyulmuş büyük bir taş karnabahar figürü yer alır. Bu nedenle, taş Lahana Abidesi olarak adlandırılmıştır.

1810 yılında Sultan II. Mahmud, Beşiktaş’ta 1.115 gez (735,9 m) mesafeden bir devekuşu yumurtasını tüfekle vurmuştur. Bu rekorun anısına bir yıl sonra dikilen nişan taşı, halk arasında Dilikitaş olarak adlandırılmış ve çevresindeki mahalle de bu ismi almıştır.

Osmanlı okçuluğunda kaydedilen bazı dikkate değer mesafe rekorları arasında Tozkoparan İskender’in 1281 gez (845,79 m) ile en uzun mesafe kaydedilmiştir.

Bu açıklama Vikipedi kaynaklarından uyarlanmıştır ve şu lisans altında sunulur: CC BY-SA 4.0.

İlginizi Çekebilir: Alüminyumun Pasivasyon Tabakası ve Korozyona Direnci →
Kaynak: Vikipedi (Wikipedia) ↗
Forumda sor / tartış
OKUMAYA DEVAM

İlgili yazılar

OKUR NOTLARI

1 yorum

Görüşünüzü paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşivde ara

En az 3 karakter yazın.