Arkadaşlar, Vaka-i Hayriye’nin (Haziran 1826) orduda yarattığı dönüşümü soğuk hesapla konuşmak istiyorum. Şöyle ki: Yeniçeri Ocağı kaldırıldıktan sonra kurulan Cedid-i Teferriye ve sonradan Nizam-ı Cedide geçilen düzenle, sahadaki asıl değişimin lojistik/teşkilat boyunda mı yoksa ateşli silah doktrini boyunda mı olduğunu tartışmak istiyorum. Sorum tam olarak şu: Yeni düzenin topçu ve piyade taburları arasında bir emriye/irtibât hiyerarşisi kurulana kadar, 1826-1829 (Rus-Osmanlı Savaşı) döneminde ordunun atmalı tüfek ile mızraklı birleşik kuvvet yapısı ne kadar korundu? Yani kadro bazında Yeniçeri ocaklarının tecrübeli erlerinin % kaçı Asakir-i Mansure’ye dahil edildi, yoksa bu bir kadro devrimi mi yoksa sadece isim/rütbe reformu mu olarak okumalıyız?
Diğer yandan, bu konuyu arşiv defterleri (mühimme defterleri, eyalet maraba defterleri) üzerinden takip eden oldu mu? Çünkü kalemsarıfların ve ocak mülkleri (arazi/işgal sistemi) kaldırılınca ordunun ikmal ve yığım hattının nereden, hangi tarihte kopduğu ya da korunduğu çok net görülür.
1826’dan sonraki iki yıl içinde eyaletlerden merkeze gelen nefer kaynağının şehriye sistemiyle bağının?
📜 Arşiv & Araştırma Masası: İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi) Kütüphanesi & Dokümantasyon | Epson Perfection V850 Pro Arşiv Belge Tarayıcısı (6400 DPI)
📍 Tekirdağ (Çorlu)
"Kitabe okunmadan yapı, sikke incelenmeden medeniyet anlaşılmaz."