Arkadaşlar, Balkan Savaşları’ndaki o çöküşin arkasında, sahadaki komuta zincirinin çökertilmesiyle iletişimsizliğin ne kadar kritik rol oynadığını net okumaya çalışıyorum. Amacım “savaş kötü gitti” muhabbetini geçip, somut mekanizmaları masaya yatırmak. Sizin arşiv/tutanak tabanında elinizdeki verilerle konuşmak istiyorum: 1912-13’te telegraf ve telgraf hatlarının tahribiyle muhabere ağı nerede, ne sıklıkla kesildi? Bir tümene/ordu koluna ulaşan haberin ortalama iletim süresi ile emrin sahada uygulanması arasındaki gecikme kaç saate çıkıyordu? Bu kopukluğun taktik seviyede (örneğin Edirne kuşatması veya Lüleburgaz/Çatalca hattında) hangi birimlerin birbirinden habersiz çekilmesine/muharebe etmemesine yol açtığına dair spesifik örnekler var mı?
Bir de bu iletişimsizliğin arkasındaki ordu içi fraksiyonlaşma (sadakat hattları, siyasi eğilimler, yabancı askeri misyonların rekabeti) operasyonel kararlara nasıl yansıyordu? Uzun vadeli risk olarak bu yapının I. Dünya Savaşı’nda tekrar aynı noktada patınlayıp patlamadığını, varsa kalıcı hasarın ölçülebileceği bir parametre (cephe hattı sürekliliği, ikmal kesintisi, kayıp birlik sayısı) önerir misiniz?
"Eski kütüphane kokusu, sararmış sayfalar ve fişli katalog günleri…"