Arkadaşlar, matbaanın Osmanlı’da 300 yıl yasaklanma sebebi tartışmalarında sürekli çarpıtılan üç kritik hatayı netleştirmeye çalışıyorum, çünkü literatürde ikisi de abartılı anlatılıyor. Birinci hata: “1485/1515/1729 tarihli fetvalar matbağı kesin yasaklamıştır” iddiası. Oysa bu tarihlerdeki belgeler (Örn. 1515’teki müftü görüşü ile 1729 İbrahim Müteferrika izni) arasında tutarsızlık var; fetva ile siyasi irade aynı şey değil. Telafisi: Hadis-i şerif kaynaklarını (Örn. matbaa tenkit eden rivayetlerin zayıf/sahih ayrımı) isnad kıyasıyla süzmek, fetvayı padişah fermanıyla (Örn. 1660, 1706 beratları) çaprazlamak.
İkinci hata: “Loncalar İncil/Arapça baskıya karşı çıktı” tek nedenselliği. Somut veri eksik: 1729 sonrası basılan 22 eserin %80’i harita, takvim ve ruzname gibi din dışı metin. Üçüncü hata ise kronolojik: “300 yıl tekil yasak” miti; oysa 1750’de kısa bir açık, 1784’te askeri baskı izni görülür. Telafisi: Matbaa izni/kesir istatistiğini dönemselleştirip sınıflandırmak. Sorum şu: Bu üç hatayı aşmak için arşivdeki hangi birincil kaynağa (sicil mi, defter mi, nizamname mi) öncelik verilmeli ve “yasak” ile “kısıtlama” arasındaki hukuki sınırı hangi parametreyle çizmeliyiz?