Arkadaşlar, yıllardır bu işin arşive dayanan tarafındayım ama son yıllarda Atatürk’e atfedilen sahte sözlerin ve internet şehir efsanelerinin yayılma hızı işi biraz ürküttü. Sosyal medyada dolaşan, kitaplara bile sızmış bazı alıntılar için kaynak taramasında hangi metodolojiyi izlemeliyim? Metin içi analiz, dönemin arşiv belge kriterleri, hatırat/tarayıcı karşılaştırması gibi konularda somut bir adım adım kılavuz var mı sizde? Örneğin bir alıntının sahteliğini ispatlamak için hangi kanıt zinciri yeterli sayılıyor, yoksa “kaynak yok” demek tek başına yeterli mi değil mi?
Asıl sormak istediğim şu: Bu sahte alıntıların toplumsal hafızada yarattığı kalıcı hasarın ölçülebilir bir parametresi var mı? Hukuki boyutta (itibar kırıklığı, kişilik hakları) ya da tarih bilimi sınırında bir müdahale eşiği tanımlanabilir mi? Uzun vadeli riskler açısından bu işin bir “hasar analiz modeli” çıkarabilir miyiz, yoksa konu tamamen öznel bir değerlendirmemi kal
"İstatistiki Güven Aralığı: %95 Güvenle p < 0.01 anlamlılık düzeyi"