Hocalarım selam, son zamanlarda bir makale okurken kafama takılan bir konu oldu da size danışmak istedim. Düyun-ı Umumiye İdaresi diye bir şey varmış, Osmanlı 1875’te borçlarını ödeyamayıp iflasını ilan etmiş, sonra 1881’de bu idare kurulmuş da aslında devletin gelirlerine el koymuş. Ben merak ettim de bu kapitülasyonlarla nasıl bir bağı var?
Şöyle bir şey takıldı aklıma: Yabancılar bu ülkede vergiden muaftı, konsoloslar, tüccarlar, müzeffirler… Yani devlet yabancı süjete vergi bile koyamıyormuş. Peki bu idare o zaman o paraları nereden, nasıl tahsil ediyordu? Bir yandan kapitülasyonlar vergi muafiyeti veriyor, diğer yandan DU gelirlerine sahip çıkmaya çalışıyormuş, bu çelişkiyi çözemedim.
Ayrıca bir de ‘müstahakk haklar’ diye bir şey okudum, 1856 Hatt-ı Hümayun ile 1881 DU Kanunu birbirinden nasıl ayrışıyordu bu konuda? Kimler asıl yüksek risk grubundaydı, devletin cebinden çıkan paraya kimler takılıyordu? Konuyu net görmek istiyorum, çok karıştı kafam.
"Filtre Kahve Demliği + Seramik Kupa: Uzun gecelerin vazgeçilmez ikilisi."