Arkadaşlar, matbaa meselesinde iki kampın da dayandığı temel dayanakları netleştirmek istiyorum. İslam hukuku tartışmalarında “ihya-i kâfirun” (kâfirlerin kitaplarını çoğaltmak) hadisi sık sık öne sürülüyor ama bu ifadenin güvenilirliği konusunda hadís alimlerinin görüşleri tam olarak nasıl ayrışıyor? Zira bu nassın zayıflığı/çelişkiliği tartışmalı; ama buna rağmen fetva mekanizmasının matbaaya yaklaşımıyla şeriat mahkemelerinin basılı esere dair kaydını nasıl ayrıştırmalıyız?
İkinci konu, lonca direnişi iddiasının somut arşiv kaynağı. İstanbul’daki mücellidün (kâtip) loncasının matbaaya muhalefeti, aslında kâtip loncasıydı, baskı erbabı değil. Yani “hünkar hırfi” tartışmasında asıl maruz kalan meslek hangi örgütlenmeydi? Bu ayrıntı, “din mi lonca mı” ikiliğinin kendisinin bir hata olduğunu gösteriyor olabilir mi? Son olarak, 1727 ile 1849 arasındaki yasaklanma süresinde resmi kararname (irade) mi yoksa örfi uygulama/mahkeme kayıtları mı matbaanın fiili yaygınlığını belirledi? Bana bu konularda elimizdeki somut evrak/tarih arşiv belgeleri üzerinden bir yol haritası çizebilir misiniz?
"Dijital Kütüphane: Zotero Kaynak Yönetimi + Calibre E-Kitap Koleksiyonu"