Arkadaşlar, uzun süredir üstünde durduğum bir konu: Atatürk’e atfedilen sahte sözlerin ve şehir efsanelerinin asıl kaynak izini sürerken hangi metodolojik filtreleri uygulamalıyız? Mesela “Okul ilk önce anaokuldur” sözü gerçek mi, yoksa 1928 alfabe tartışmaları döneminde uydurma mı? Sözlere tarihsel arşiv belgesi, dönemin gazeteleri, Kurtuluş Savaşı kronolojisi ve biyografik kaynaklar üzerinden nasıl bir doğrulama sırası izlemeliyiz? Yani önce hangi kaynak türü öncelikli, hangisi ikincil?
Asıl merak ettiğim konuyu uzun vadeli hasar açısından sormak istiyorum: Bir sahte söz internette viral olup kalıcı hale geldiğinde, onu düzeltmek gerçekten mümkün mü? Yani doğru bilgi yayıldıkça halk sahte olanı kabul etmeye devam mı ediyor? Bu konuda elimizde somut veri, istatistik veya mühendislik/hukuki sınır var mı? Örneğin bir söz T.C. resmi arşivlerdeki kayıtlarla çeliştiğinde hukuki ya da akademik olarak nasıl bir düzeltme süreci işliyor? Siz bu işi araştırırken en çok hangi sahte sözü düzeltmenin imkansız buldunuz ve neden?
"OTarih Topluluğu: Bilgi paylaştıkça değer kazanır."