İtalya Alpleri’nden çıkarılan minik bir iskelet grubu, araştırmacılara doğum sırasında manuel müdahale yapıldığına dair en eski doğrudan kanıtı sunuyor. Kalıntılar, yaklaşık 6000 yıl önce ölen bir bebeğe ait. Yaralanmalar, zorlu bir doğumu kolaylaştırmak için fiziksel yöntemlerin kullanıldığını gösteriyor.
Çalışma, Journal of Archaeological Science: Reports dergisinde yayınlandı. Araştırmacılar, İtalya’nın kuzeyindeki Belluno Dolomites Milli Parkı içindeki Lamen Vadisi’nde bulunan Ripari Alti kaya sığınağında keşfedilen bir fetüs veya yenidoğan çocuğun kalıntılarını inceledi. Alan, deniz seviyesinden yaklaşık 1100 metre yükseklikte yer alıyor. Radyokarbon tarihleme, çocuğun ölümünün MÖ 3932 ile 3653 yılları arasında, yani Geç Neolitik dönemde gerçekleştiğini gösteriyor.
Kazılar sırasında arkeologlar tarafından altı kırılgan kemik çıkarıldı. Dikkatli incelemeler sonucunda, tüm kemiklerin aynı kişiye ait olduğu tespit edildi. Çocuk, döllemeden yaklaşık 40 hafta sonra dünyaya gelmiş ve doğum için uygun bir olgunluğa ulaşmış.
Arkeolojide doğumla ilişkili yaralanmalar nadirdir. Yenidoğan kemikleri, toprağa gömüldükten sonra kolayca parçalanır ve yumuşak dokular genellikle korunmaz. Bu sınırlamalar, binlerce yıl sonra doğum travmasının tanımlanmasını zorlaştırır.

Araştırma ekibi, standart kemik analizini dijital mikroskopi ve çevresel tarama elektron mikroskopisi ile birleştirdi. Bu yöntemler, ölüm etrafındaki hasarı, gömüldükten sonra uzun yıllar boyunca oluşan çatlaklardan ayırmaya yardımcı oldu.
En güçlü kanıtlar, bebeğin sağ üst kol kemiğinde bulundu. Araştırmacılar, kemiğin ortasında düzgün, kıvrımlı yüzeylere ve yalnızca yüksek büyütmede görülebilen minik parçalara sahip bir kırık tespit ettiler. Bu özellikler, taze kemiğin kırılmasıyla oluşan hasarı gösterir. Bu özellikler, toprak basıncı veya gömüldükten sonra ortaya çıkan diğer doğal süreçlerden kaynaklanan hasarla eşleşmiyor.
Modern doğumlarla ilgili tıbbi çalışmalar, benzer kırıkların bazen zorlu doğumlarda meydana geldiğini göstermektedir. Araştırmacılar, bu yaralanmanın en olası nedeninin, birinin bebeği çekmeye veya yeniden konumlandırmaya çalıştığı sırada oluştuğuna inanıyorlar. Bu yorum doğruysa, bulgu şimdiye kadar tanımlanan en eski doğrudan iskeletsel obsetrik müdahale manevrasının kanıtını temsil ediyor.
Kemiklerde ayrıca doğum öncesinde yaşanan sağlık sorunlarına dair işaretler de korunmuş. Her iki uyluk kemiğinde de, büyüyen uç kısımlarına yakın noktalarda gözenekli alanlar ve değişiklikler gözlemlendi. Benzer gözenekli değişiklikler, alt çenede de tespit edildi, burada yeni bir kemik tabakası oluşmuştu. Bu değişiklikler, fetal büyüme sırasında yaşanan metabolik stresin göstergesi olabilir. Olası bir neden, annenin diyetindeki vitamin veya diğer besinlerin eksikliğidir. Araştırmacılar, benzer kemik değişikliklerinin başka sağlık sorunları nedeniyle de ortaya çıkabileceğini belirtiyorlar, bu nedenle kalıntılardan tek bir kesin nedeni belirlemek mümkün değil.

Çocuk, Neolitik grupların Alp vadilerinde ve daha yüksek dağlık alanlarda daha fazla zaman geçirdiği bir dönemde yaşamıştır. İnsanlar, hayvanları otlatırken, avlanırken ve doğal kaynakları toplarken bu arazilerden geçiyordu. Bu ortamlarda günlük yaşam, hamile kadınlar da dahil olmak üzere aileler üzerinde büyük baskılar oluşturuyordu.
Tıbbi bulguların yanı sıra, çalışma modern görüntüleme yöntemlerinin arkeolojide nasıl sorulara cevap verebildiğini gösteriyor. Kırık içindeki minik detaylar, araştırmacıların doğumla ilişkili yaralanmaları binlerce yıl sonra ortaya çıkan hasardan ayırmalarına olanak sağladı.
Ripari Alti çocuğunun, Avrupa’daki tarih öncesi dönemde doğum riskleri ve annenin sağlığına dair nadir bir fiziksel kanıt sunuyor. Bulgular, yaklaşık altı bin yıl önce yaşayan insanların zorlu doğumlardaki tehlikelerin farkında olduğunu ve doğum sancısı hayatı tehdit ettiğinde yardım etmeye çalıştıklarını gösteriyor. Bu çabalar, kemik üzerinde küçük ama kalıcı bir iz bırakmış, bu da şimdiye kadar bilinen en eski doğum sırasında uygulanan bakımın kanıtlarından biri.
Yayın:
Larentis, O., Carrer, F., & Cavulli, F. (2026). A multi-analytical approach to fetal/neonatal birth trauma and possible metabolic stress in a Neolithic alpine mobility context (3932–3653 cal BCE). Journal of Archaeological Science, Reports, 74(105961), 105961.
[https://doi.org/10.1016/j.jasrep.2026.105961](https://doi.org/10.1016/j.jasrep.2026.105961)
Daha fazla bilgi:
[https://www.unibo.it/](https://www.unibo.it/)
Kaynak: Archaeology News Online