Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü’nde, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen arkeolojik kazılar sırasında, yaklaşık 6900-6800 BC dönemine ait, beş metrekarelik bir madencilik atölyesi keşfedildi. Kazıların başındaki isim, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Savaş Sarıaltun.

Amaçlı İnşa Edilmiş Atölye: Organize Üretim

Antik yerleşimin batı kesiminde bulunan atölye, rastlantısal bir metal işleme alanı olmaktan ziyade, özel olarak inşa edilmiş bir üretim merkezi gibi duruyor. Arkeologlar, yapının etrafındaki en az altı ahşap direk deliği tespit etti; bu da çalışma alanının muhtemelen bir çatı ile korunuyorduğunu gösteriyor. Ortada, taş döşenmiş bir yüzey bulunuyor ve burada Neolitik dönem insanlarının mineralleri işleyip çeşitli objeler ürettiğine dair izler var.

İlk kazılarda, merkezi alanda 18 adet malakit (bakır karbonat minerali) parçası bulundu ve çevresinde yaklaşık 25 adet daha. Daha detaylı incelemelerde toplamda 42 adet malakit fragmanı tespit edildi. Önemli olan şu ki, bu buluntular üretim sürecinin farklı aşamalarını temsil ediyor. Arkeologlar, ham malakitin yanı sıra kısmen işlenmiş ve tamamlanmış malzemelerin, bakır boncukların ve diğer bakır objelerin de bulunduğu belirtildi.

Bu keşifler, araştırmacıların ham maddenin elde edilmesinden başlayarak, işlenme süreci ve nihai ürünlerin ortaya çıkışına kadar olan tüm adımları yeniden yapılandırmasına olanak sağladı. Atölye, madencilik ve mineral işçiliğinin Çayönü’deki gelişiminin sadece faydalı hammaddelerin toplanmasından öteye geçtiğini gösteriyor. Bulgular aynı zamanda, üretimin özel bir çalışma alanında gerçekleştirildiğini ve muhtemelen uzmanlaşmış becerilere sahip kişiler tarafından yapıldığını ortaya koyuyor.

Bu keşif özellikle önemli çünkü atölyenin mimari sınırları hala belirgin durumda ve üretim sürecinin farklı aşamalarına ait kalıntılar aynı arkeolojik bağlamda bir arada bulunuyor. Bu durum, araştırmacılara Neolitik dönem insanlarının işlerini nasıl organize ettiğine dair eşsiz bir fırsat sunuyor ve büyük ölçekli metalürjinin ortaya çıkışından çok önce, insanlığın doğal olarak oluşan bakır mineralleriyle olan ilişkisinin gelişimine ışık tutuyor.

Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu keşfin insanların geliştirdiği en eski üretim teknolojilerinden bazılarına dair önemli bilgiler sunduğunu belirtti. Bakan Ersoy’a göre, bakır ve malakit kullanımına dair kanıtlar Çayönü’nde yaklaşık 9100 BC’ye kadar uzanıyor. Bu yeni bulunan atölye, 6900-6800 BC dönemine ait olduğu için, bu bilgi birikiminin yerleşmede yaklaşık iki bin yıl boyunca devam ettiğini gösteriyor. Bulgular aynı zamanda, üretimde giderek daha karmaşık bir organizasyonun olduğunu ve belirli alanların özel işler için ayrıldığını da ortaya koyuyor.

Bu bulgular, daha sonraki dönemlerde görülen büyük ölçekli eritme ve döküm işlemlerinden farklı olarak, insanlığın doğal olarak oluşan bakır mineralleriyle olan erken dönem ilişkisini anlamamıza yardımcı oluyor. 2026 kazı sezonunda elde edilen diğer keşifler de, zaman içinde Çayönü’ndeki yaşamın nasıl değiştiğine dair önemli bilgiler sunabilir. Batı kesimdeki Proto-Hassuna kültürü ve Erken Seramik Dönemi’ne ait seramik kaplar bulundu. Bu eserlerin kronolojisi karbon-14 analizi ve diğer bilimsel yöntemlerle daha kesin olarak belirlenecek.

Çayönü, insanların yaşam biçimlerinde, gıda üretiminde, yerleşim yerlerinin inşasında ve işgücü organizasyonunda önemli değişiklikler geçiren Neolitik dönem arkeolojisinde önemli bir yere sahip. Bu son keşif, bu tabloya özel madencilik faaliyetleri ve erken dönem mineral işçiliğini ekliyor. Amaçlı inşa edilmiş bir çalışma alanı, ham maddeler, kısmen işlenmiş parçalar ve tamamlanmış bakır objelerin bir araya gelmesi, arkeologlara sadece Neolitik insanlarının ne ürettiğine değil, aynı zamanda nerede ve nasıl ürettiklerine dair değerli bilgiler sunuyor. Bilimsel analizler devam ettikçe, bu atölye Çayönü’ndeki uzmanlaşmış zanaatların ortaya çıkışını anlamamıza ve 11.000 yıldan uzun bir geçmişi olan teknolojik bir geleneği daha iyi kavramamıza yardımcı olabilir.

9,000-year-old mining workshop unearthed at Çayönü Hill
Madencilik atölyesinin genel görünüşü
İlginizi Çekebilir: 1956 Macaristan Mülteci Krizi: Olağanüstü Bir Olay →
Kaynak: Heritagedaily ↗