Avustralya’nın Queensland eyaletindeki Windmill Way bölgesindeki bir kaya sığınağında, köklerine reçine yapıştırılmış 12 kanguru dişi fosili bulundu. Bu sıra dışı bulgular, yaklaşık 1100 ila 1300 yıl öncesine tarihleniyor ve Kuzeydoğu Avustralya’daki mezar olmayan bir alanda bulunan ilk diş süs eşyası örneği olma özelliğini taşıyor.

Dişler, Cape York Yarımadası’nın güneydoğusundaki sitenin Holosen dönemine ait tabakasından çıkarıldı. Araştırmacılar, bulguları “Australian Archaeology” dergisinde yayınladılar.

İlk diş, sığınaktaki hayvan kemiklerinin sınıflandırılması sırasında bulundu. Kökünün ucunu kaplayan koyu renkli, yapışkan bir madde dikkat çekti. Daha sonra benzer reçine izleri taşıyan 11 adet daha diş tespit edildi.
Bu keşif nadir çünkü organik malzemelerden oluşan eserler genellikle uzun süre dayanmaz. Ahşap, bitkisel lifler, sakız, deri ve diğer malzemeler sıklıkla bozulur ve arkeolojik kayıtlarda pek iz bırakmaz.
Windmill Way bu duruma alışılmışın dışında bir örnek teşkil ediyor. Arkeologlar burada 500’den fazla bitkisel liften oluşan ip parçası, işlenmiş ahşap, deniz kabuğu, oker ve binlerce hayvan kemiği buldular. İlk başta araştırmacılar, sığınağın köpek balıkları tarafından kullanıldığı düşünülmüştü.
Bu 12 diş, sitenin koleksiyonuna yeni bir eser türü ekledi. Kanguru, vaşak ve Tazmanya şeytanı dişlerinden yapılan süs eşyaları diğer bölgelerden bilinse de, çoğu arkeolojik örnek mezarlardan çıkmıştır. Bu tür süsler genellikle kolye veya taç şeklinde kullanılırdı.
Cape York Yarımadası’nda ise, onlarca yıllık arkeolojik çalışmalara rağmen, hayvan dişi takılarına dair herhangi bir bulguya rastlanmamıştı.
Araştırmacılar, koyu renkli reçinenin kaynağını belirlemek için detaylı çalışmalar yürüttüler. Laura topluluğundaki yerel halkın bilgileri doğrultusunda, bitkisel kaynakların olabileceği düşünülerek analizler başlatıldı.
Laboratuvar testleri, Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi ve sıvı kromatografisi-kütle spektrometrisi yöntemleriyle reçinenin kimyasal yapısı incelendi. Elde edilen sonuçlar, Xanthorrhoea (çimen ağacı) olarak bilinen bir bitkinin sakızına güçlü bir benzerlik gösterdi.

Bir diş üzerinde ise, su yollarının yakınında bulunan demir ağacından elde edilen reçine izleri tespit edildi.
İki farklı reçine örneğinin karbon tarihlendirmesi, eserlerin yaklaşık 1100 ila 1300 yıl önceye ait olduğunu gösterdi. Reçinenin doğrudan tarihlendirilmesi faydalı çünkü mezar sitelerinden elde edilen hayvan dişi süslerinin yaşı genellikle çevresindeki mezarın yaşına göre belirlenirdi.
Dişlerin kendisi de, kullanım amaçları hakkında ipuçları verdi. Bölgede kanguru dişleri, kazıma, kesme ve delme işlemlerinde kullanılan aletler yapımında kullanılıyordu. Ancak Windmill Way’den çıkan 12 dişte bu tür kullanıma dair herhangi bir aşınma izi bulunmadı.
Bunun yerine, bazı reçine üzerinde bitkisel lifler ve küçük bir parça hayvan derisi bulundu. Ayrıca siteden çıkarılan iki katlı bitkisel iplik parçaları da dikkat çekti.
Bu bulgular, dişlerin kişisel süs eşyası olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dişlerin büyük olasılıkla birlikte dizilerek bir kolye veya taç oluşturulduğu düşünülüyor. Reçine topları, bitkisel lifleri yerinde tutarak dişlerin ipten kaymasını engelliyordu.
Yakındaki Biniirr Milli Parkı’ndaki kaya resimleri de başka bir ipucu sunuyor. Bazı resimlerde, Windmill Way’deki dişlere benzeyen şekil ve boyutlarda dizilmiş nesneler tasvir ediliyor.
Bu bulgu aynı zamanda, antik eserler üzerindeki küçük kalıntıların da yakından incelenmesi gerektiğinin önemini gösteriyor. Bazı dişlerde reçine çıplak gözle görülemese de, kimyasal testlerle bile izleri tespit edilebiliyordu.
Araştırmacılar, sonuçların hayvan dişi ve diğer olası boncuk veya süs eşyalarının arkeolojik sitelerden çıkarılması gerektiği yönündeki düşünceyi desteklediğini belirtiyor. Cape York Yarımadası için bu bulgular, binlerce yıl öncesine ait hayvan dişi, bitkisel lif ve ağaç reçinesiyle yapılan kişisel süs eşyalarına dair nadir fiziksel kanıtlar sunuyor.
Yayın:
Wallis, L. A., Vernon, K., Matheson, C. D., Burke, H., Musgrave, C., George, R., … Wood, K. (2026). An assemblage of resin-mounted macropod incisors from Quinkan Country, Cape York Peninsula, Queensland.
Australian Archaeology, 1–19.
doi:10.1080/03122417.2026.2694015