Arnavutluk açıklarındaki bir enkaz, hem istilacı türlere ev sahipliği yapıyor hem de nesli tükenmekte olan hayvanlara barınak sağlıyor. Bu durum, araştırmacıların bu enkazların yerel ekosistemler için taşıdığı riskleri ve faydaları değerlendirmesine yol açıyor.
1941’de İtalya ile Yunanistan arasındaki savaş sırasında bir İngiliz Fairey Swordfish uçağı tarafından torpille vurularak batan “Po” adlı hastane gemisi, Vlora Körfezi açıklarında bulunuyor. Geminin yüzeyinin %80’inden fazlası deniz yaşamıyla dolu ve araştırmacılar, 27 Temmuz’da yayınlanan bir makalede bu durumu detaylı olarak aktardı.
Submersion adı verilen bu olgu, yeni yapay yapıların su altındaki deniz canlıları tarafından kolonileştirilmesi durumudur. Bu yapılar, hayvanlara saklanabilecekleri yerler sağladığı gibi, yüzeylerinde yetişen alg ve diğer organizmalar sayesinde besin kaynağı da oluşturur.
En son Haberler
Live Science
Şeytan ateş balıkları (Pterois miles), genellikle Batı Hint Okyanusu’nun sıcak kıyı sularında ve mercan resiflerinde yaşar. Ancak, yeni araştırmaya göre bu balıklar, Arnavutluk açıklarındaki enkazın etrafında görülüyor. Bu durum, geminin istilacı türleri doğal habitatlarından daha soğuk sularda yaşamaya teşvik ettiği düşüncesini ortaya koyuyor.
“Ne yazık ki, bu durum bilimsel bir sürpriz değil çünkü iklim değişikliğinin etkileri artık ne yazık ki iyi bilinir ve öngörülebilir,” diye açıklayan biyolog ve dalgıç olan İtalya’nın Ferrara Üniversitesi’nden araştırmacı Modugno, “Belki de en şaşırtıcı olan, bu değişikliklerin ne kadar hızlı gerçekleştiği ve tropikal ve yabancı organizmaların yayılmasına yol açan bir etken olmasıdır. Yüksek tuzluluk seviyeleri ve anormal derecede yüksek sıcaklıklar ile sürekli olarak aşırı ısı dalgaları görüyoruz.”
Araştırmacılar, istilacı türlerin sadece bir sorun olmadığını, aynı zamanda bu enkazların etrafında 28 farklı balık türünün yaşadığını, Ommastrephidae familyasına ait kalamar yumurtalarının bulunduğunu ve hatta nadir görülen Akdeniz fokunun (Monachus monachus) da tespit edildiğini belirtiyor.
Özellikle, araştırmacılar Ağustos 2023’te Akdeniz foku birinin enkazın içindeki güvenli alanlarda dinlendiğini belirledi. Bu durum, 1996’dan beri Vlora Körfezi’nde kaydedilen ilk fok gözlemiydi.
Akdeniz fokları genellikle Akdeniz kıyılarındaki korunaklı deniz mağaralarında yaşarlar. Ancak turizm ve diğer insan faaliyetleri nedeniyle bu türler daha izole ve tehlikeli yerlere sığınmak zorunda kalmıştır. Bu durum, aynı zamanda balık ağlarına takılma gibi tehditlerle de birleşerek fokların yaşamını zorlaştırmaktadır. Bu gözlem, Akdeniz foklarının doğal habitatları parçalandığında yapay resifleri potansiyel dinlenme alanları olarak kullandığını gösteriyor.