West Afrika’nın en eski monarşilerinden biri sayılan Benin Krallığı’na ait, yaklaşık beş yüzyıllık bir anıtsal baş heykelinin Cleveland Sanat Müzesi koleksiyonunda bulunduğu ve Nijerya’nın bu tür sömürgeci yağmalardan kaçan eserlerin geri getirilmesini istediği ortaya kondu. 1897’de İngiliz ordusunun Benin sarayını işgal etmesiyle kaçıran binlerce eser arasında yer alan bu bakır alaşımından üretilmiş bronz baş, müzenin uzmanları tarafından ilk olarak bir kadın figürü sanılırken, aslında tahta geçişinde öncesini anmak amacıyla yapılmış kralın gücünü simgeleyen bir anıtsal heykel olduğu belirlendi. Heykel, Edo dilinde “uhunmwun-elao” olarak adlandırılan bu geleneğin bir ürünü ve kayıp mum döküm tekniğiyle üretilen yaklaşık 30 santimetre uzunluğunda tekil bir eserdir.
Benin’in Anıtsal Baş Geleneği
Krallık döneminde tahta geçen her oba, öncesini anmak amacıyla atalarının başını betimleyen bronz veya bakır heykel yaptırmıştı. Bu heykeller saraydaki ata tapınağına konularak nesilden nesile aktarılıyordu. Cleveland Sanat Müzesi koleksiyonundaki bu baş, müzenin eski küratörü William Milliken’in yazısında anlatıldığı gibi, kayıp mum döküm yöntemiyle tek bir örnekle üretilmiş bakır alaşımından yapılmış ve zamanla çürümemesi nedeniyle Benin hanedanlığında yüksek değer görmüş malzemeden seçilmiştir. Başın üst kısmı kısmen açık bırakılmış olup, oraya yerleştirilecek oymalı bir fil dişi, obanın başarılarını ve önemli yaşam olaylarını kaydediyordu.
Mevcut anıtsal başların çoğu, 15. ve 16. yüzyıllarda krallığın sarayına hizmet veren mirasçı bronz ve bakır ustalarından oluşan Igun Eronmwon gildesinin elinde şekillenmiştir. Milliken’in yazısına göre, başın etrafındaki mercan kolyeler ve taplardan sarkan ince örgüler ilk başta heykelin bir kadın olduğunu düşündürmüştü; ancak bu mercan kolyeler ve kafasında bulunan örgülü şapka aslında bir hükümdarın gücünü temsil eden güçlü sembollerdi.
Yağmanın İzinde Geri Getirme Hareketi
1897’de İngiliz güçleri Benin sarayını işgal ettiğinde, binlerce metal levha, insan ve hayvan figürü heykelleri ile kraliyet ve kişisel süs eşyaları yağmalandı. Bu eserler bugün “Benin Bronzes” olarak bilinseler de çoğu teknik anlamda bakır ve çinko alaşımı olan bronzlardan oluşmaktadır. Dünyanın en büyük Benin bronzu koleksiyonuna sahip British Museum, 900’den fazla nesneyi barındırmakta olup Nijerya bu eserlerin geri getirilmesini 2021’de resmi olarak istemiştir.
Bazı kurumlar ise bu tarihi kraliyet sanatını vatanına geri vermeye başladı. 2022’de toplamda 1.100’den fazla nesneyi elinde bulunduran Alman müzeleri eserleri Nijerya’ya iade etti; aynı yıl Smithsonian’ın Afrika Sanatı Müzesi de koleksiyonunu ülkeye geri verdi. Ancak British Museum, koleksiyonunda bulunan Benin bronzlarının hiçbirisini henüz resmi olarak geri vermemiş durumda.
Benin hanedanlığında bakırın çürümediği ve bu nedenle hükümdarlar tarafından değerli görüldüğü bilinmektedir; yağmalanan eserlerin büyük kısmı da Çin’den ithal edilen benzer malzemelerle üretilmiştir.
Cleveland Sanat Müzesi
Bu geri getirme sürecinde kimin eserin sahibi olması gerektiğine dair tartışmalar da sürmektedir. 2025’te Boston’daki Fine Arts Museum, eserleri 1897 İngiliz işgalinden önceki son obanın büyük-büyük torunu olan ve bugün Benin Krallığı’na hüküm süren Oba Ewuare II’ye bağışladı. Hanedanlığın mirasçısı olarak görülen bu figürün, krallığın siyasi ve dini otoritesiyle bağlantılı bir yeri bulunmaktadır.
Cleveland Sanat Müzesi koleksiyonundan Louis Carré adlı önde gelen Fransız sanat tüccarına ulaşan eser, 1930’larda Batı müzelerine satılan yağmalanan Benin eserlerinin arasında yer almaktadır. Bu tür iade hareketleri sürerken, Nijerya’nın tarihi mirasına ait binlerce eserin hâlâ yabancı müzelerde kaldığı gerçeği de tartışmaları canlı tutmaktadır.

TARİHÇİ DEĞERLENDİRMELERİ (1)