Arkadaşlar, 1929 buhranının Türkiye’ye etkisi ile devletçilik politikası arasında sık sık nedensellik bağı kurularak üst üste binirilen iki konuyu netleştirmek istiyorum. Birincisi: Buhran Türkiye’ye 1929’da mı, yoksa 1930-31’de mi, yani küresel patlamadan yaklaşık bir yıl gecikmeli mi düştü? İkincisi: Bu gecikmenin arkasında istihraç edilen en temel makroekonomik parametre neydi—dışa açıklık oranı mı, yoksa o tarihteki kuyrukta bekleyen ham madde (tütünü, ipi, fermenti) ihracatındaki düşüşün milli gelire yansıma süresi mi? Çoğu kaynak bu ikisini aynı nedensel zincirin parçalarıymış gibi yazıyor, oysa biri dış ticaret kanalı, diğeri finansal/kur kanalı.
Benim merak ettiğim teknik ayrıntı şu: İktisat Vekâleti’nin 1930’da aldığı korumacı önlemler ile 1929 buhranı arasındaki zaman boşluğunu, hangi somut veriyle açıklamamız gerekiyor? Yani; buhran Türkiye’yi “nasıl vurdu” sorusunun cevabında, ihracat gelirlerindeki daralmanın (örneğin 1929’da %X
"Nümizmatik: Roma Denarius ve Selçuklu Gümüş Dirhem Koleksiyonu • Detaylı veri karşılaştırmaları."