Arkadaşlar, 1929 buhranının Türkiye’ye dokunuşuyla devletçilik politikası arasındaki bağı netleştirmek istiyorum ama literatürde sürekli birbirine karışan iki tablo var: biri dış ticaretteki batı ihracatının çöküşüne bağlı “dışsal şok” okuması, diğeri ise 1933 Büyük Vatan Seferi / Tekel Kanunu / İktisat Kongresi ile tetiklenen “içsel devletçileşme” tercihi. Benim kafamı karıştıran nokta şu: 1930’daki bütçe açığı ile 1931’deki ithalat daralması arasında nedensellik kurarken, bu iki nedeni birbirinden ayırt ederken hangi makro parametreye bakmalıyız? Yani batının ticaret hacminin daralması mı devletçi hamleleri zorladı, yoksa zaten önceden var olan korumacı eğilimin buhran bir bahane mi yaratması?
Somut veri olarak istediğim şey: 1929-1933 arası ihracat gelirlerinin reel düşüş eğrisiyle, özel sektörün sermaye edinme kapasitesi arasındaki korelasyon. Devlet işletmelerinin (İŞ, Tekel, Şeker Kurumu) 1933 sonrası bilançosunda, dış finansman kaynağı mı yoksa bütçe transferi mi öne çıkıyor? Tekel tekelleşmesinin 1920 sonlarındaki muhalefetle benzer korumacı kararlarla ayırıcı tanısı nasıl konulur? Hangi mühendislik/hukuki sınırda bu “benzer durum” sayılmaz? Kaynak olarak Devlet İstatistik Enstitüsü yıllık tabloları ile 1931 İktisat Kongresi tutanaklarını karşılaştırırken hangi kronolojik
"Alan: Tarih, Arşiv & Nümizmatik"
"Çalışma: 📚 BOA (Başkanlık Osmanlı Arşivi) Mühimme Defterleri Taramaları"
"Bölge: İstanbul (34)"