Arkadaşlar, 1929 buhrânı ile Türkiye’nin devletçiliğe dönüşümü tartışırken hep aynı iki durum yan yana düşüyor: Biri 1929 krizinin zorunlu tetiklediği korumacı dönüşüm, diğeri ise 1920’lerin sonundan beri planlı biçimde izlenen, krizden bağımsız gelişen devletçilik eğilimi. Benim takıldığım teknik nokta şu: 1931’de kabul edilen gümrük tarifesi ile 1933 gümrük kanunu arasında, “kriz bizi statizme zorladı” mı yoksa bu politikanın temeli zaten 1929’dan önce mi atıldı? Somut parametre istiyorum bana—1926-1930 arası ihracat gümrük gelirinin CIPS içindeki payı ile 1931-1935 arasında aynı oranın değişim eğrisini karşılaştırdığında, kırılma yılını net şekilde 1929 buhrânına mı yoksa 1929’un ekonomik patlamasının soğumasına mı bağlarsın?
Bir ikinci karışıklık da “ilk beş yıllık plan” ile “ilk sanayi planı” (1932 İsmet İnönü taslağı) arasında. İkisi de devlet yönlendirmesi ama hedef, finansman kaynağı ve kapsadığı sektörler farklı.
Planın bütçesinin büyük kısmının Şirket-i Hamdi’ye ve kamu ihalelerine bağlanması, kriz sırasında ucuzlayan dövizle dışarıdan getirilen?
📜 Arşiv & Araştırma Masası: Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Dijital Arşivi | Munsell Toprak Renk Skalası & Jeodezik Şerit Metre
📍 Adana (Seyhan)
"Arkeolojide bulunan her kırık çömlek, kayıp bir cümlenin harfidir."