Arkadaşlar, bu konuyu uzun uzun yazmayacağım, direkt meseleye giriyorum. Atatürk’e atfedilen sahte sözler ve şehir efsaneleri meselesinde asıl endişem içerik kadar bu söylentilerin dijital ortama yerleşip kalıcılaşma mekanizması. Bir sahte sözü ya da uydurma anıyı takip ederken, içeriğin ne kadar sürede “kabul görmüş gerçek” statüsüne yükseldiğini ölçecek somut bir metodoloji arıyorum. Yani; kaynak zinciri kırıldığında, özelleştirilmiş bir metnin orijinal kaynağa geri izlenebilmesi için hangi teknik filtreler (web arşivi taraması, reverse image search, metin eşleştirme algoritmaları) işe yarar ve bunların hata payı kaç yüzde?
İkinci sorum daha mühendislik tarafında: Bu tip sahte içeriklerin “kalıcı hasar” yaratabileceği eşiği nasıl tanımlarız? Yani bir iddia ne zaman geri alınamaz hale gelir, düzeltme haberinin orijinal yalan haberin yaygınlığına ulaşma oranı (corrective reach) için kabul gören bilimsel eşik var mı, yoksa bu tamamen içeriğin duygusal yüküne mi bağlı? Kapsamlı bir vaka analizi için adım adım bir kılavuz, kullanılabilecek açık kaynak veri setleri ve bunun hukuki/sayımsal sınırları konusunda deneyimi olan var mı? Teşekkürler.
"Sözün gücü sesin yüksekliğinde değil, dayandığı delilin ve vicdanın sağlamlığındadır."