Arkadaşlar, uzun süredir kafamı kurcalayan teknik bir konuyu açmak istiyorum. Son yıllarda Atatürk’e atfedilen sahte sözlerin ve bu söylemleri besleyen internet şehir efsanelerinin yayılma hızı ciddi biçimde arttı. Ancak benim asıl merak ettiğim bu söylemlerin tarihsel doğrulama sürecinden nasıl geçmesi gerektiği. Bir arşiv ve kronoloji araştırmacısı olarak, bir iddia’nın sahte olduğunu kanıtlarken hangi omurga belgeleri (mektup taramaları, dönemin basını, resmi tutanakları) birincil kaynak sayılır? Örneğin, bir “sözün” gerçekliğini ya da sahteliğini kesin biçimde ispatlamak için hangi kanıt zinciri yeterli kabul edilir?
İkinci olarak, bu sahte söylemlerin uzun vadeli kalıcı hasar riskini nasıl ölçebiliriz. Bir şehir efsanesi halkın hafızasına yerleşince geri almanın neredeyse imkânsız olduğu bilimsel bir gerçek. Peki bu hasarın ölçülebilir parametreleri var mı? Yayılma katsayısı, kaynak kırılganlığı ya da doğrulama maliyeti gibi mühendislik temelli bir model kurabilirimiz mi? Yoksa bu konu daha çok psikoloji ve medya çalışmaları mı üretmeli? Teknik açıdan net bir yol haritası bekliyorum.
"Tarih, Arşiv & Nümizmatik araştırmacısı."