Arkadaşlar, uzun süredir kafamı kurcalayan bir konu var ve bu sefer laf kalabalığı yapmadan doğrudan meseleye girmek istiyorum. Cilalı Taş Devri’nden Demir Çağı’na Anadolu’daki ilk metalürji merkezlerinin kronolojik yerleştirmesinde, özellikle Çatalhöyük, Çayönü ve Beşiktaş dönemlerinden itibaren ergitme/kesme izleri taşıyan buluntuların tarihlenmesinde hala çözülmemiş döngüler görüyorum. Her araştırmada aynı bulgu seti farklı tarihlendirmelerle tekrar tekrar anlatılıyor; bu da hem arşiv kayıtlarında hem de yayın kronolojisinde bir “tekrar hastalığı” yaratıyor.
Sormak istediğim teknik konu şu: Bu merkezlerin radiokarbon ve stratigrafik tarihlenmesinde tekrarlamayı önlemek için hangi parametreleri (örneğin C14 kalibrasyon eğrileri, termoluminescans tarihi, ya da cüruf-mineral analizindeki faz dönüşümleri) birlikte kullanmak gerekiyor? Koruyucu tedbir olarak bulgu sınıflandırmasında hangi mühendislik/hukuki sınırı çizmeliyiz ki, aynı eser farklı çalışmalarda çelişkili tarihmelerle “yaşatılmasın”? Deneyimleyen varsa somut veri seti ve adım adım bir kılavuz paylaşır mı?