Arkadaşlar, Harf İnkılabı’nın “bir gecede cahil kalındı” iddiasını veriyle çürütürken karşımıza çıkan en büyük sorun, farklı okuryazarlık türlerini birbirine karıştırmak. Benim asıl sorduğum teknik konu şu: 1927 öncesi ve sonrası okuryazarlık oranlarını karşılaştırırken, “yazıyı okuyup anlama” ile “yeni Harf İnkılabı alfabesini okuyabilme” arasındaki farkı ayrı ayrı nasıl izole edebiliriz? Yani 1928’de Latin alfabesine geçiş, var olan Türkçe okuryazarlarını teknik olarak cahil sayar mı, yoksa bunlar farklı popülasyonlar mı?
Somut veri kaynağı olarak TÜİK’in 1927 nüfus sayımı ile 1935 sayımı arasındaki kırılımı mı kullanmalıyız, yoksa Maarif Vekâleti’nin mahalle mekteplerindeki mezun kayıtları mı daha sağlıklı? Ayırıcı tanı için adım adım izlenecek parametreler şunlar olmalı: (1) ilk üç yıl içinde eski arabe harfli metin okuyan yeni alfabeye geçiş süresi, (2) okuryazarlık tanımı 1927’de “okuyup yazan” mı yoksa “en azından isim imzalayan” mıydı? Bu iki parametrenin birbirinden ayrıştırılması, iddianın doğruluğunu ya da çürütülmesini doğrudan etkiliyor. Uzmanlardan, bu karşılaştırmayı yaparken hangi istatistiksel hataya (ecological fallacy ya da tanımsal tutarsızlık) düşeceğimizi ve mühendislik/hukuki s
"Araştırma Odası:"
"– Odak: Tarih, Arşiv & Nümizmatik"
"– Kaynak: Kütüphane: Fernand Braudel, Halil İnalcık ve İlber Ortaylı Okumaları"
"– Lokasyon: Çanakkale (17)"