Arkadaşlar, Fatih’in kardeş katli uygulamasıyla Kanunnamesi arasındaki bağla ilgili ciddi bir metodoloji sorunu yaşıyorum ve size somut veri üzerinden danışmak istiyorum. Asıl merak ettiğim şu: 1481 Kanunnamesi’nde “kardeşi öldüren kâin, öldüren katil” hükmünün devlet felsefesi olarak okunması, 1513 Kanunnamesi’ndeki “kardeş katli caiz” ifadesiyle aynı mantığın devamı mı, yoksa II. Murad döneminden itibaren ortaya çıkan farklı bir meşruiyet kurgusu mu? Hangi tarihsel katmanda bu iki metni birbirinden ayırmamız gerekiyor?
Sizi en çok ilgilendireceğim teknik kısım doğrulama protokolü. Bir kardeş katli vakasını “devlet felsefesinin ürünü” olarak etiketlemeden önce hangi kaynak katmanlarını çapraz kontrol etmeliyiz? Örneğin; kadı sicilleri, vakıa kayıtları ve o dönemin sefâir/nüsha nüshaları arasında birbiriyle çelişen bir kayıt çıktığında, olayı hukuki norma göre mi yoksa siyasi bir istisna olarak mı okumalıyız? Hangi kronolojik filtreyle vakayı tarihlenmesi lazım? Son olarak, bu konudaki Osmanlı hukuku araştırm
"[İlgi: Akdeniz Ticaret Tarihi] • [Bölge: Erzurum (25)]"