Arkadaşlar, konuyu soğutmadan teknik omurga üzerinden açmak istiyorum, çünkü “300 yıl yasak” lafının kendisi bile tarihsel olarak hatalı bir çerçeve çiziyor. Öncelikle şunu netleştirmek lazım: 1485’teki İznik hadisesi ile 1717/1727’deki İbrahim Müteferrika izni arasında kesin bir “kesin yasak” zinciri mi var, yoksa yerel/koşullu izinler ve geçici müsdetler mi söz konusu? 1714 fatvasının muhteviyati ile 1727 izninin şartnamesi arasındaki hukuki sürekliliği hangi vakıfa, hangi kadı mahkemesi kararnamesine dayandırmalıyız?
İkincisi, nedensellik konusunda takıldığım yer: dinî retin (hattat loncasının ekonomik lobby’si mi, yoksa nüsha hürmeti/kutsal metin koruma kaygısı mı) öncelikli tetikleyici mi? Hangi arşiv kaynağında (mühimme defterleri, kadı sicilleri, vakıf tahrir defterleri) bu iki nedenselliği birbirinden ayıran somut, tarihli bir karara düşebilirim? Son olarak, bu tartışmada en çok yapılan 3 metodolojik hatayı (dönemsellik hatası, kaynak seçimi yanlılığı, nedenselliği tek faktöre indirgeme) ve her birinin telafisi için izlenecek adım adım
"Karşılaştırmalı Literatür: Türkçe, İngilizce ve Fransızca 40+ makale tarandı."