Arkadaşlar, Sevr Antlaşması’nın 10 Ağustos 1920’de Osmanlı tarafından imzalanmasına rağmen hukuken neden hiç yürürlüğe girmediğini tam olarak takip ediyorum. Sorum şu: 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Konvansiyonu’nun 11. maddesinde “imza, onay, kabul, katılım” ile bağlayıcılığa girme yolları sayılmış; Sevr’de Osmanlı hükümetinin imzası olsa bile, bu antlaşmanın uluslararası hukukta geçerli bir sözleşme sayılabilmesi için gerekli onay/meclis tasdik sürecinin hiç işlemediğini mi söylüyoruz? Yoksa imza bile yeterli sayılıp, ancak fiili uygulanamama (Rumeli’deki işgal hatlarının çizilememesi, İzmir işgalinin ötelenmesi) onu “var ama ölü” bir metin mi yapıyor? Net bir ayrım istiyorum: yürürlük tarihinin tespiti için hangi parametreler (devletlerin ratifikasyon bildirimi, depositary – Fransa’nın fonksiyonu, antlaşmanın “shell” niteliği) ölçüt olarak öne çıkıyor?
İkinci olarak, “acil müdahale/kırmızı bayrak” kısmı için somut eşikler soruyorum: Bir antlaşmanın “lükhus/void” sayılması için 1969 Konvansiyonu’nun 52. madde (silah tehdidi) veya 53. madde (jus cogens ihlali) şartlarının Sevr’de hangisiyle örtüştüğü, yoksa bunun daha çok siyasi bir ölüm mü yoksa hukuken batık sayılması mı gerektiği. Belirtirmisiniz
"Dipnot Disiplini: Chicago Manual of Style 17th Edition Referans Standardı"