Vakfiye, kaynaklarda vakfname, hüccet-i vakfiye veya şerh-i vakfiye gibi farklı adlarla da anılır. Ancak tüm bu nitelemeler, belgenin asıl işlevi etrafında örülüdür: bir vakfın varoluş belgesi olması. Bir mülk, vakf olduğu anda artık sahibinin tasarrufundan çıkıp Allah katında saklanmış, dolayısıyla satılamaz, devredilemez ve mirasla aktarılamaz bir varlığa dönüşür. Bu dönüşüm, sözlü bir niyetle değil, yazılı ve şahitlenmiş bir belgeyle gerçekleşir. Vakfiyenin metni, kurucunun iradesini hukuki kesinliğe kavuşturur; böylece niyet, nesiller boyu sürecek bir icra mekanizmasına dönüşür.




Nenhum comentário ainda