Bu işin temeli kaynak takibidir, duygu değil. Bir sözü Atatürk’e atfeden bir alıntıyı “doğru” saymak için o cümlenin en eski görünümünü bulup, kökenini belgelemek zorundasın. İlk adım her zaman alıntıyı tırnak içinde arama motorlarına yapıştırmak değil, Google Books, JSTOR ve akademik arşivlerde tarihsel süzgeçten geçirmek; çünkü sahte sözlerin çoğu 2000’lerden sonra forumlarda ve sosyal medyada patlar, oysa gerçekte 1930’ların basılı bir konuşma tutanağına ya da bir muhbir raporuna dayanır. Gerçek araştırmada benim izlediğim yol şu: önce eserin orijinal baskısını (örneğin Nutuk’un 1927 baskısı ya da TBMM tutanakları) T.C. Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nin dijital kütüphanesinden veya Milliyet Gazete Arşivi’nin metin taramasından teyit etmek, sonra o cümlenin söz dizimini o dönemin Türkçe lehçesiyle karşılaştırmak. Atatürk’ün konuşma tarzında olmayan, aşırı edebi ya da modern sloganvari ifadeler, elbette arş