Konuyu arşivcilik ve kaynak eleştirisi açısından net biçimde ayırmak gerekiyor. Sahte atıfların çoğu aslında metinsel provenance (kaynak zinciri) zincirinin kopukluğundan yakalanır: bir sözün gerçekse, hangi tarihli konuşmada, hangi toplantıda, kimlerin huzurunda söylendiği sorusunun cevabı atanır. Ben ATAM koleksiyonları ve dönemin gazetecilik arşivleriyle çalışırken tek kural şudur — sözlü mirastan aktarılan, ama kayıtlı bir tutanağı, fotoğraflu bir basın toplantısını ya da o güne ait bir gazeteyi işaret eden bir alıntıya güvenirim; “Atatürk şöyle demiştir” başlığıyla dolaşan, kaynağı olmayan metinleri
"========================================"
"Tarih ve hakikat, aceleye getirilmiş yargıları asla affetmez."