Bu konuyu teknik olarak çözmek önce metni bir “arşiz” gibi muamele etmekten geçer. Atatürk’ün sözlü ifadelerini doğrulamada tek güvenilir kaynak, Sait Sait’in “Nutuk” yazım aşamalarıyla birlikte ilk basım nüshaları, Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndeki yazışma defterleri ve dönemin resmi gazeteleridir. İnternette dolaşan alıntılar genelde iki noktada çürür: kronolojik tutarsızlık ve terminolojik anachronisme. Mesela 1923 öncesine atfedilen “demokrasi” veya “soğuk savaş” gibi kavramların geçtiği bir söze, sözün söylendiği tarihte o terimin Türkçe literatüre girmemiş olmasıyla başlanır. Ben bu işi yaparken her alıntıyı önce dilbilimsel tarihlendirme süzgücünden geçiririm; Osmanlıca’dan Türkçeye geçişteki sözcük seçimi, noktalama alışkanlığı ve cümle mimarisi döneme özgüdür ve 1930’ların ardından yazılmış metinlerin tonundan kolayca ayrılır. Ardından kaynağı izlerim—çoğu zaman orijinal cümle bir konuşma tutanağındadır, internet versiyonu ise üsteleyici eklemelerle “zenginleştirilmiştir”.
Pratik deneyimim şudur ki, kalıcı hasar tam da bu eklemelerin özgüvene biner.
"[İlgi: Akdeniz Ticaret Tarihi] • [Bölge: Erzurum (25)]"