Çin tarihine göre, bronz üretimi 10. yüzyılda başlıyor, ancak arkeologlar bu döneme ait fiziksel kanıtlara sahip değildi. Yeni bir araştırma, özellikle güney Çin’deki Guangzhou şehrinden bulunan ergitme kapları (kroaziler) ile bu boşluğu dolduruyor.

Araştırmacılar, Doğu Asya’da bilinen en eski bronz üretimine ait kroazileri, yerel hükümete bağlı bir metal işleme atölyesinde buldular. Yapılan testler, çalışanların “çimenteasyon” adı verilen bir işlemle bronz ürettiklerini gösterdi.

Bu keşif, Nanyue Krallığı’nın eski kraliyet sarayının yakınındaki uzun süreli bir atölyede yapıldı. Arkeologlar, 1975 ile 2007 yılları arasında yapılan kazılarda fırınları, kroazileri ve metal objeleri ortaya çıkardılar. Atölyenin bin yıldan fazla süreyle faaliyet gösterdiği tahmin ediliyor.

Ekip, sahadaki yaklaşık 80 kroazi ve parçayı inceledi. Taşınabilir X-ışını taramaları, bazı kaplarda olağandışı bir çinko seviyesi olduğunu gösterdi. Laboratuvar testleri, dokuzuncu ve onuncu yüzyıllardan kalma üç kroazide küçük bronz damlacıklarının bulunduğunu ortaya çıkardı.

Kimyasal kalıntılar, tam bir bronz üretim sürecine işaret ediyor. Bazı kroazilerde bakır veya pirinçle ilişkili kalıntılar bulunurken, diğerlerinde güçlü miktarda çinko oksit ve yüksek-çinkolu döküntüler tespit edildi. Bu izler, normal bakır veya pirinç işleme süreçlerinden farklı.

Kanıtlar, çalışanların saf bronz üretmek için taze bakır kullandıklarını ve ayrıca kurşunsuz pirinci bir bakır-çinko-kalay alaşımı üretmek için kullandıklarını gösteriyor. Fırın, kroaziler, metal atığı ve bitmiş bronz objeler, tek bir üretim sistemini oluşturuyor.

Kroaziler ayrıca, bu yeni becerinin güney Çin’e nasıl ulaştığına dair ipuçları sunuyor. Şekilleri ve pişirme yöntemleri, ortaçağ İslam dünyasındaki bronz üretimine ait kaplarla benzerlikler taşıyor. Guangzhou’daki kroaziler kapaksızdı ve bakırın erime noktasının üzerinde, yaklaşık 1980 derece Fahrenheit sıcaklıkta pişirildi.

Üretilen bronzun nispeten düşük çinko seviyelerine sahip olması, ortaçağ İslam dünyasındaki bronz üretiminde de görülen bir özellik. Araştırmacılar, bu becerinin kaynağı olarak İslam dünyasını görüyorlar, ancak çalışma doğrudan bir aktarımı kanıtlamıyor.

Guangzhou, bu tür temaslar için uygun bir konumdaydı. 8. yüzyılda Tang Hanedanı’nın İpek Yolu’nun büyük bir bölümünü kaybetmesiyle birlikte, deniz yolları Çin ile diğer bölgeler arasındaki önemli bağlantılar haline geldi.

Tarihi kayıtlar, Guangzhou’nun büyük yabancı topluluklara sahip önemli bir ticaret merkezi olduğunu gösteriyor. Arap tüccarlar ve zanaatkarlar şehirde yaşıyordu ve bu durum Asya ve Hint Okyanusu’ndaki pazarlarla ve yetenekli iş kollarındaki bağlantıları güçlendiriyordu.

Bu bağlantılar, bronz yapım bilgisinin Çin’e ulaşması için olası bir yol sunuyor. Ayrıca yerel kil, organik katkı maddeleri ve metal kaynakları da Guangzhou’daki üretimi destekliyor.

Bu keşif, Çin’deki bronz üretim kanıtlarını birkaç yüzyıl geriye taşıyor. Daha önce bilinen en eski kalıntılar 16. yüzyıla aitti, ancak yazılı kayıtlar bronz yapımının çok daha erken başladığını gösteriyordu.

Bronz üretimi daha sonra Ming Hanedanı döneminde büyük ölçekte gelişti. Guangzhou’daki kroaziler, bu tarihteki erken bir aşamayı temsil ediyor.

Bu çalışma, farklı bölgeler arasındaki metal işleme becerilerinin nasıl yayıldığına dair daha geniş bir hikayeye katkıda bulunuyor. Ticaret yolları sadece hammadde ve bitmiş ürünleri değil, aynı zamanda yöntemleri ve yetenekli iş gücünü de taşıyordu. Guangzhou’da bu bağlantılar, 1000 yılından sonra erken bir bronz endüstrisinin şekillenmesine yardımcı oldu.

Earliest physical evidence of brass production in East Asia found in China
Brass-making crucibles unearthed from the workshop at the Royal Palace of the Nanyue Kingdom. Credit: Xiao et al., Antiquity (2026)
Earliest physical evidence of brass production in East Asia found in China
a) Location of the Royal Palace of the Nanyue Kingdom in Guangzhou, South China; b) field photograph of the in situ crucibles; c) a brass earring (IT707⑨a:4); d) field photograph of an in situ furnace (IIT705⑨a); scale bar = 40mm. Credit: Xiao et al., Antiquity (2026)

Kaynak: Archaeology News Online