Arkeologlar, Peru’nun bulut ormanlarının yoğun bitki örtüsünün altında gizlenmiş, daha önce bilinmeyen 2.5 kilometreden fazla uzunluğa sahip antik İspanyol öncesi yolların varlığını, gelişmiş lazer teknolojisi sayesinde tespit ettiler. Bu keşif, Machu Picchu yakınlarındaki Mandor duvarı bölgesinde yapılan araştırmalar sonucunda gerçekleşti.
Bulgular arasında, en az 1.2 kilometre uzunluğundaki ana yolun yanı sıra, araştırmacıların daha önce bilinmeyen tarım terasları ve platformlara ait olabilecek yapılar da yer alıyor. Peru Kültür Bakanlığı, bu keşifleri ön arazi çalışmalarının ardından duyurdu.
Araştırmacılar, LiDAR (Hafif Dedektör ve Menzil Bulma) teknolojisini kullanarak manzara üzerinde tarama yaptılar. Bu teknoloji, yoğun bitki örtüsünün içinden geçerek, yerden bakıldığında tespit edilmesi çok zor olan ince arkeolojik yapıları ortaya çıkarmayı mümkün kılıyor. Bu yol, İnca inşa teknikleriyle ilişkili özellikler gösteriyor ve karakteristik bir zig-zag deseni sergiliyor. Ancak, yapının kesin yaşı henüz belirlenemedi.
Bu keşif, dağlık arazideki Machu Picchu’nun etrafındaki insanların hareketlerini nasıl sağladıklarına dair önemli bilgiler sağlayabilir. Araştırma, aynı zamanda, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu ikonik yapının çevresindeki daha geniş kültürel manzaranın daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunuyor.
LiDAR teknolojisi, Peru’daki yoğun ormanlık bölgelerde arkeolojik araştırmalarda giderek daha fazla kullanılmaya başlanıyor. Machu Picchu’da yapılan son taramalar sadece yolları değil, aynı zamanda olası platformları ve terasları da ortaya çıkardı. Bu yapılar, şimdi daha detaylı arkeolojik incelemelerin hedefi haline geldi.
Mandor duvarı, Machu Picchu’nun doğusunda yer alıyor ve çevredeki kültürel manzaranın bir parçası. Araştırmacılar, bu yeni yapıların, bölgenin geçmişte nasıl organize edildiği ve kullanıldığına dair daha detaylı bir resim sunabileceğine inanıyorlar. Bu keşifler, Machu Picchu’yu sadece izole bir anıt kompleksi olarak görmek yerine, çevresindeki yolların, yerleşimlerin, tarım alanlarının ve diğer yapıların geniş bir ağıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Bu araştırmanın arkasındaki uluslararası ekip, Varşova Üniversitesi’nin And Dağları Çalışmaları Merkezi ile Peru’nun Cusco Bölgesel Kültür Müdürlüğü’nün yer aldığı bir bilimsel ortaklık. Arkeolojik kazı ve belgeleme çalışmaları, Varşova Üniversitesi’nin And Dağları Çalışmaları Merkezi’nden Dr. Jan Kłaput tarafından yönetildi. Wrocław Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Fakültesi’nden Dr. Bartłomiej Ćmielewski, gelişmiş uzaktan algılama teknolojisinin kullanımını denetledi. Ekipte ayrıca, Apu Space’den arkeolog Jeff Rocky Contreras Soto ve Wrocław Üniversitesi Çevre ve Yaşam Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Paweł Dąbek de yer aldı. Kazı çalışmaları, Cusco Bölgesel Kültür Müdürlüğü’nün Arkeolojik Araştırma Koordinasyon Başkanı Dr. Nino del Solar Velarde’nin gözetiminde gerçekleştirildi ve finansmanı Varşova Üniversitesi tarafından sağlandı.
Bu keşif, araştırmanın sadece başlangıcı. Cusco yetkilileri, yeni belirlenen yapıların detaylı arkeolojik incelemelerinin yapılması için hedefli çalışmaların başlatılmasını talep ettiler. Araştırmacılar, yapıların yaşı, inşa yöntemleri, işlevleri ve korunma durumları hakkında bilgi edinmeye çalışacaklar. Ayrıca, arkeolojik kalıntıların korunması ve potansiyel olarak daha geniş bir miras alanı olarak sunulması için gerekli önlemler değerlendirilecek.
DDC Cusco’nun yürütme direktörü Maritza Rosa Candia, yeni teknolojilerin arkeolojik araştırmalara entegre edilmesinin, Machu Picchu çevresindeki bölgenin bilinmeyen yönlerini ortaya çıkardığını ve gelecekteki araştırmaların ve koruma çabalarının nerede yoğunlaştırılması gerektiğine dair uzmanlara rehberlik ettiğini belirtti. Varşova Üniversitesi’nin And Dağları Çalışmaları Merkezi direktörü Profesör Mariusz Ziółkowski de, daha önce bilinmeyen arkeolojik kanıtların belirlenmesi ve incelenmesinde uluslararası bilimsel işbirliğinin önemini vurguladı.
Peru And Dağları’nda yer alan Machu Picchu, dünyanın en önemli arkeolojik sitelerinden biri ve 1983 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Ancak, yüzyıllardır süren yoğun arkeolojik faaliyetlere rağmen, bu ikonik yapının etrafındaki manzara hala daha geniş ve karmaşık bir insan aktivitesi sistemine işaret ediyor. Daha fazla yolun keşfi, bu gizemi çözmeye yardımcı olabilir. Gelecekteki çalışmalar, yeni bulunan yolların İnca yol sistemiyle ilişkili olup olmadığını ve Machu Picchu’yu tarım alanlarına, yerleşimlere ve diğer And Dağları bölgelerine nasıl bağladığını ortaya çıkarabilir.

Kaynak: heritage-daily