İtalya’nın merkez bölgesindeki volkanik Göl Bolsena’nın sularının altında yer alan Gran Carro di Bolsena arkeolojik sahasında, arkeologlar Bronz Çağı dönemine ait çömlekler, şaşırtıcı şekilde korunmuş buğday taneleri ve gizemli ahşap yapılar keşfetti. Bu bulgular, bölgedeki araştırmaların bir parçası olarak yapılan 2026 araştırma kampanyasında elde edildi.

Araştırmacılar, daha önce de bu sahadaki keşiflerle dikkat çekmişti. Daha önce yapılan bir araştırmada, 60 yılı aşkın süredir devam eden çalışmalar sonucunda ilk olarak Demir Çağı dönemine ait tekstil parçası bulunmuştu.
Bu bulgular, arkeologlara o döneme ait toplulukların yaşamına dair daha detaylı bilgiler sunuyor. Gran Carro’da bulunan çömlekler, Proto-Villanovan kültürüne ait olduğunu gösteriyor. Bu kültür, Bronz Çağı’nın sonlarında ortaya çıkmış ve Etrüsk uygarlığının doğuşuna zemin hazırlayan Villanovan kültürünün öncüsüydü.
Keşfedilen çömlekler, sahanın sadece bir dönemde değil, farklı zaman dilimlerinde de kullanıldığını gösteriyor. Bu durum, Gran Carro’yu Bronz Çağı’ndan Demir Çağı’na geçiş sürecini anlamak için özellikle değerli kılıyor.
Belki de en sıra dışı keşifler, “Aiola” olarak bilinen alanda yapıldı. Burada, seramik kapların içinde bulunan ve binlerce yıldır suyun altında kalmış buğday taneleri bulundu. Bu bulgular, sadece tarım faaliyetleri hakkında değil, aynı zamanda ritüel aktiviteler, mezar gelenekleri ve toplulukların bitkisel ürünlere verdiği önem hakkında da ipuçları sunabilir.
Organik maddelerin genellikle binlerce yıl boyunca arkeolojik sahalarda korunmadığı düşünüldüğünde, bu keşif özellikle önemli.
Ayrıca, sahanın alt kısmında bulunan büyük ahşap parçaları da dikkat çekiyor. Bu yapıların bir bina, platform veya başka türden bir antik yapının parçası olup olmadığı henüz belirlenemedi. Ancak, bu yapıların varlığı, arkeologlara o dönemdeki inşa teknikleri hakkında bilgi edinme fırsatı sunuyor.
Gran Carro’da bulunan diğer organik materyaller arasında dokuma lifleri ve olası bir halat veya ip parçası da bulunuyor.
Daha önce yapılan araştırmalarda, Demir Çağı dönemine ait tekstil parçalarının bulunmasıyla birlikte, o döneme ait yaşam tarzına dair bilgiler elde edilmişti. Bu bulgular, sahanın sakinlerinin günlük aktivitelerine ışık tutuyor.
Göl Bolsena’nın altında bulunan bu sahanın korunmuş olması, olağanüstü bir durum ve gelecekte daha fazla keşif yapılmasına olanak sağlıyor.
2026 yılındaki araştırma kampanyası, İtalya Kültür Bakanlığı’nın denetiminde yürütülen üç yıllık bir programın parçasıydı. Araştırmalara, yerel arkeologlar ve konservatörler katıldı. Ayrıca, İtalya’nın Merkezi Restorasyon Enstitüsü ile yapılan anlaşma sayesinde, koruma çalışmaları da güçlendirildi.
Bulunan eserlerin analizi ve korunması henüz tamamlanmadı. Ancak, elde edilen veriler, Bronz Çağı’ndan Demir Çağı’na geçiş sürecini anlamak için önemli bir kaynak oluşturuyor. Gran Carro, sadece bir arkeolojik sahadan çok daha fazlası; antik İtalya yaşamının nadide bir yansıması ve gelecekte de keşfedilmeyi bekleyen sırlar barındırıyor.
Machu Picchu’nun gizli dünyası lazer teknolojisiyle ortaya çıkarıldı
Nadir Mixtec turkuaz mozaik kafatası Meksika’ya geri getirildi
Mark Milligan, çok sayıda ödül kazanmış bir gazeteci ve HeritageDaily’nin yayın yönetmeni. Arkeoloji ve bilgisayar bilimi alanlarında uzmanlaşmış olan Milligan, çeşitli çevrimiçi yayınlarda 8000’den fazla makale yazmıştır. British Science Writers Association (ABSW), World Federation of Science Journalists üyesidir ve 2023 yılında British Citizen Award for Education, BCA Medal of Honour ve UK Prime Minister’s Points of Light Award ödüllerini almıştır.
Kaynak: Otarih