Türkiye’nin Muş ilinde, arkeologlar tarafından uydu görüntüleri sayesinde keşfedilen devasa bir antik kale, Urartu medeniyetinin izlerini taşıyor. Yaklaşık 120.000 metrekarelik alana yayılan ve “Dev Kale” adı verilen bu yapı, bölgenin tarihi hakkında önemli bilgiler sunuyor.
Muş’un Mescidli köyü yakınlarında bulunan kale, yaklaşık 1.4 kilometre uzunluğundaki savunma surlarıyla çevrili ve 17 futbol sahası büyüklüğünde bir alana yayılıyor. Arkeolog Melik Mirbey Ömeroğlu, uydu görüntülerini inceleyerek olağandışı yapı izleri tespit etti ve bu durumun doğal peyzajla tutarsız olduğunu gösterdi.
Yapılan saha araştırmaları, bu anormalliklerin devasa bir yerleşim yerinin kalıntıları olduğunu ortaya çıkardı. Ömeroğlu, kalenin büyüklüğü nedeniyle “Dev Kale” adını verdi. Van Kültürel Miras Koruma Bölgesel Kurulu’na başvuruda bulunularak, arkeolojik sitenin resmi olarak tescil edilerek korunması talep edildi.
[[MEDIA_0: Uydu görüntüsüyle kalenin genel görünümü]]
Uydu Görüntüleri “Dev Kaleyi” Ortaya Çıkardı
Keşif, Ömeroğlu’nun uydu verilerini incelediği ve bölgenin doğal jeolojik özelliklerinden farklı yapılar tespit ettiği noktada başladı. Araştırmacılar, yerden yapılan incelemelerde, uydudan görülen yapıların antik savunma duvarlarının önemli kısımlarıyla örtüştüğünü belirlediler.
[[MEDIA_1: Kalenin taş duvar detayları]]
Yaklaşık 120.000 metrekarelik alana sahip olan kale, Muş’taki en büyük kale olduğu ve Urartu Krallığı ile ilişkili tarihi bölgenin en büyük kalelerinden biri olduğu düşünülüyor. Kalenin konumu ve mimari özellikleri, Urartu devletinin erken dönemdeki yayılması hakkında önemli bilgiler sağlayabilir.
Monumental Taş Duvarlar Hala Ayakta
Kalenin antik çağlara ait olduğunun en belirgin göstergelerinden biri, duvarlarının inşa edilmesinde kullanılan tekniklerdir. Kalenin duvarları, büyük ve düzensiz taş blokların dikkatlice bir araya getirilerek inşa edilmiş monumental savunma yapılarını oluşturuyor.
[[MEDIA_2: Yakın çekimle taş blokların detaylı görünümü]]
Ömeroğlu, kalenin yapımında kullanılan tekniklerin, Türkiye’nin doğusundaki Aşağı Anzaf (Van) ve Zivistan Kalesi (Van-Edremit) gibi diğer Erken Demir Çağı dönemlerine ait kalelerle benzerlikler taşıdığını belirtti. Kalenin iç yüzeylerinde yaklaşık iki metre yüksekliğinde olan duvarlar, dış yüzeylerde ise dört metreyi bulabiliyor.
Kalenin kuzey bölümünde ek yapıların izleri bulunuyor ve bu durum, kalenin içinde önemli arkeolojik kalıntıların hala var olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, kalenin güney bölümünde dairesel bir taş yapının bulunduğu tespit edildi. Daha küçük taşlardan inşa edilen bu yapı, su depolama veya yönetimiyle ilgili olabilir ve kalenin sakinlerine temel bir su kaynağı sağlayabilirdi. Ancak, kesin amacı arkeolojik araştırmalarla belirlenebilir.
[[MEDIA_3: Kalenin güney bölümündeki dairesel taş yapının fotoğrafı]]
Urartu’nun Batıya Doğruki Yayılımına Ait İpuçları
Kalenin konumu, büyüklüğü kadar önemli olabilir. Kale, Urartu Krallığı’nın batıya doğru yaptığı yayılış güzergahlara yakın ve antik Urartu yol ağına dahil olan bölgelerde bulunuyor.
Urartu, Demir Çağı döneminde Lake Van çevresinde ortaya çıkan ve geniş topraklara hükmeden bir krallıktı. Krallık, 9 ila 7. yüzyıllar arasında varlığını sürdürdü ve dağlık bölgelerde kaleler, yerleşim yerleri, yollar ve sulama sistemleri inşa etti.
Keşfedilen kale, Urartu’nun batı sınırlarına doğru nasıl bir etki alanı oluşturduğuna dair önemli kanıtlar sağlayabilir. Ayrıca, diğer Erken Demir Çağı dönemlerine ait kalelerle olan benzerlikler, yerel toplulukların örgütlenmesi ile merkeziyetsiz Urartu devletinin ortaya çıkışı arasındaki geçiş sürecini anlamaya yardımcı olabilir.
Kayıp Arzaskun’a Ait İpuçları mı?
Bu keşif, Urartu tarihinin önemli bir dönemi olan “Arzaskun” adlı yerleşim yeriyle ilgili süregelen arkeolojik tartışmalara da katkıda bulunabilir. Arzaskun’un kesin konumu hala belirlenemedi ve farklı araştırmacılar tarafından çeşitli lokasyonlar önerildi.
Muş bölgesi, coğrafi yapısı ve Doğu Anadolu’daki antik güzergahlardaki rolü nedeniyle Arzaskun tartışmalarında sıklıkla gündeme gelmiştir. Ömeroğlu, keşfedilen kalenin mimarisi, büyüklüğü ve stratejik konumuyla ilgili yeni verilerin bu tartışmalara katkı sağlayabileceğini belirtti. Ancak, kesin bir tespitin yapılabilemesi için sistematik arkeolojik araştırmaların yapılması gerekiyor.
Şu an için, araştırmacılar kaleyi Doğu Anadolu’nun arkeolojik haritasına önemli bir ekleme olarak görüyorlar. Erken Demir Çağı ve Urartu ile ilişkilerinin doğrulanması halinde, 120.000 metrekarelik “Dev Kale”, antik Anadolu’nun en güçlü krallıklarından birinin ortaya çıkışı ve batıya doğru yayılması hakkında önemli yeni bilgiler sağlayabilir.
Kaynak: Heritage-daily