Peru’nun kuzeyindeki Marcahuamachuco antik kentinde görevli arkeologlar, 1000 yıldan daha eski dönemlere ait yeni ritüel kalıntılarına rastladılar. Bu kalıntılar arasında, üzerinde puma heykelinin bulunduğu özel bir seramik kap bulunuyor. Bu keşifler, antik yerleşim yerinin sosyal yaşamı hakkında önemli bilgiler sunarken, aynı zamanda Peru’nun İspanyol fethiyle ve İnka İmparatorluğu’nun genişlemesiyle 500 yıldan fazla öncesine denk gelen döneme ışık tutuyor.
Peru Kültür Bakanlığı’nın açıklamasına göre, kazılarda ayrıca insan ve hayvan iskeletleri, seramik parçaları ve taş eserler de ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar, bu bulguların Marcahuamachuco’yu yaklaşık MS 850-950 döneminde kullanan insanların ritüelleri, beslenme alışkanlıkları, ekonomik faaliyetleri ve sosyal örgütlenmesi hakkında yeni bilgiler sunduğunu belirtiyorlar.
En dikkat çekici bulgulardan biri, üzerinde puma heykelinin bulunduğu seramik kap. Arkeologlar, bu kabın muhtemelen ritüel uygulamalarıyla ilgili olduğunu düşünüyorlar. Bu keşif ve diğer kanıtlar, festivallerin ve ritüel toplantılarının antik yerleşim yerinin sosyal yaşamında önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Hayvan kemikleri, antik kent sakinlerinin neler yediğini gösteriyor.
Puma heykelli kap, muhtemelen ritüellerde kullanılıyordu. Bu sıra dışı seramik kap, puma’nın üç boyutlu bir temsilini taşıyor. Arkeologlar, nesnenin fiziksel özellikleri ve bulunduğu arkeolojik bağlam dikkate alındığında, bunun ritüel faaliyetleriyle ilişkili olduğuna inanıyorlar. Puma, birçok antik And medeniyetinde önemli sembolik değere sahipti ve sıkça Pre-Kolomb öncesi sanat ve mimaride yer almaktadır.
Araştırmacılar henüz kabın kesin işlevini belirleyemedi, ancak Kültür Bakanlığı, bu keşfin Marcahuamachuco’da gerçekleştirilen dini ve sosyal uygulamaları araştırmada önemli yeni kanıtlar sunduğunu vurguluyor. Bu bulgu, yürütülen devam eden araştırma ve koruma çalışmalarının bir parçasıdır.

Yerleşim yeri yaklaşık MS 850-950 dönemine tarihleniyor.
Hayvan kemikleri, antik kent sakinlerinin neler yediğini gösteriyor. Kazılarda bulunan hayvan kalıntıları da, antik kentin günlük yaşamına dair ipuçları sunuyor. Araştırmacılar, devekuşu ve cücük kemiklerine rastladılar; bu da her iki hayvanın da Marcahuamachuco sakinleri tarafından kullanılan kaynaklar arasında olduğunu gösteriyor. Develer (lama ve alpaka), birçok antik And topluluğunda et, yün ve diğer kaynaklar sağlarken aynı zamanda yük taşıma amaçlı kullanılıyordu. Cücükler ise uzun zamandır And Dağları’nda evcilleştirilmiş ve tüketilmişlerdir; hem besin kaynağı hem de ritüel anlamı olabilir.
Bu kalıntıların analizi, arkeologların Batı Duvar bölgesini kullanan nüfusun diyetini ve geçim kaynaklarını yeniden yapılandırmasına yardımcı oluyor. Seramikler, taş aletler ve diğer arkeolojik materyallerle birlikte, bu bulgular, gıda üretiminin ve tüketiminin daha geniş toplumsal ve ritüel faaliyetlerle nasıl kesiştiğini ortaya çıkarıyor.
Festivaller ve ritüeller, toplumun merkezinde yer alıyordu. Marcahuamachuco Yürütme Birimi 007’nin başı Manuel Ruperto Cerdán Vergel, araştırmanın en önemli sonuçlarından birinin festivallerin ve ritüellerin rolüne dair olduğunu belirtiyor. Kazılarda ortaya çıkarılan kanıtlar, bu faaliyetlerin yerleşim yerinin sosyal dinamiklerinde önemli bir yere sahip olabileceğini gösteriyor.
“Her seramik parçası, kemik parçası veya kurtarılan nesne, Marcahuamamuco’nun tarihini yeniden yapılandırmamıza ve bu toprakları kullanan toplumların karmaşıklığını anlamamıza olanak tanıyan birer kanıttır” diyor Cerdán Vergel. Seramikler, hayvan kalıntıları ve diğer arkeolojik materyallerin birleşimi, sadece bireysel ritüelleri değil, aynı zamanda antik kentteki daha geniş organizasyonlu toplantıları, ziyafetleri ve toplumsal faaliyetleri de yeniden yapılandırmaya yardımcı olabilir.
Yerleşim yeri yaklaşık MS 850-950 dönemine tarihleniyor. Arkeologlar ayrıca, antik kentin hangi dönemlerde kullanıldığına dair çalışmalar yürütüyor. Uzmanların incelemelerine ve arkeolojik bağlamın göreceli tarihlendirmesine dayanarak, araştırmacılar şu anda incelenen alanların yaklaşık MS 850 ile 950 tarihleri arasında kullanıldığını tahmin ediyorlar.
Bu dönem, Peru’nun İspanyol fethiyle ve İnka İmparatorluğu’nun genişlemesiyle 500 yıldan fazla öncesine ve yüzyıllarca öncesine denk geliyor. Marcahuamamuco ise çok daha uzun ve karmaşık bir tarihe sahip. Peru’nun La Libertad bölgesindeki dağlık alanda yer alan bu devasa kompleks, dağ platosu üzerinde yer alan etkileyici taş mimariye sahip. Etkileyici duvarları, galerileri, meydanları ve diğer yapılar, önemli bir öncesi-İspanyol dönemine ait merkez olduğunu gösteriyor. Bu antik kentin mimarisi ve arkeolojik kalıntıları, araştırmacıların siyasi, dini ve ekonomik bir merkez olarak olası rollerini araştırmalarına yol açmıştır.
En son bulgular, bu etkileyici yapıların nasıl kullanıldığına dair daha fazla bilgi sağlayabilir. Kanıtlar, Marcahuamamuco sakinlerinin diğer And bölgeleriyle bağlantılı olmadığını gösteriyor. Cerdán Vergel’e göre, bazı arkeolojik kanıtlar, antik kent sakinleri ile Peru’daki diğer bölgelerdeki (Cajamarca ve Huancavelica gibi) popülasyonlar arasında değişim ilişkileri olduğunu gösteriyor.
Bu bağlantılar, malların, fikirlerin ve kültürel uygulamaların Marcahuamamuco ile diğer And bölgeleri arasındaki hareketleri hakkında önemli ipuçları sağlayabilir. Araştırmacılar, eserleri ve arkeolojik bağlamlarını daha ayrıntılı olarak inceleyerek bu ilişkilerin karakterini ve kapsamını belirlemelidir.
Ancak, bu kanıtlar, Marcahuamamuco’nun izole bir dağ yerleşim yeri olmaktan ziyade, daha geniş bölgesel ağlara bağlı bir merkez olduğunu gösteren mevcut tabloya ekleniyor. Arkeologlar için en son keşifler, daha büyük bir bulmacanın başka bir parçasıdır; Marcahuamamuco’nun sakinlerinin 1000 yıldan uzun zaman önce bu etkileyici And merkezinde nasıl yedikleri, nasıl etkileşimde bulundukları, nasıl kutlamalar yaptıkları ve ritüeller gerçekleştirdikleri hakkında daha fazla bilgi sağlıyor. Kaynaklar: Peruvian State
Kaynak: Heritage-daily