Japon Mitolojisinin Kökeninde Kimler Yattı? Kojiki’de Anlatılan İlk Tanrılar ve Dünyanın Doğuşu
Uzayın başlangıcında ışığın üstünde, bulutların ve maddenin biriktiği kozmik bir karanlıkta beş tanrı doğmuş; bu ilk ruhlara Kotoamatsukami deniyor...
YAZAR: O-Tarih Arkeoloji Masası
TARİH: 16 Eylül 2026
OKUMA SÜRESİ: 5 DAKİKA
Uzayın başlangıcında ışığın üstünde, bulutların ve maddenin biriktiği kozmik bir karanlıkta beş tanrı doğmuş; bu ilk ruhlara Kotoamatsukami deniyor. Görünmez biçimleriyle var olan bu tanrılar evrenin düzenini kurduktan sonra gizlenerek yerlerini bıraktı ve onlardan sonra ortaya çıkan ilahi çift, Japon archipelago’nun adalarını şekillendirdi. Bu hikâye, Japonya’da günümüzde hâlâ okunan en eski yazılı eserde, Kojiki adı verilen “Eski İşler Kaydı”nda yer alıyor.
Kojiki, İmparatoriçe Genmei için Ōno Yasumaro tarafından kaleme alınmış olup Kamitsumaki (üst cilt), Nakatsumaki (orta cilt) ve Shimotsumaki (alt cilt) olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Eserde soy ağacı, erken dönem Şinto efsaneleri, destanlar, himneler ve yarı-tarihsel olaylar gibi geniş bir bilgi yelpazesi bulunuyor.
Kozmik Karanlıktan Doğan İlk Tanrılar
Şinto mitolojisinde evren başlangıçta saf bir kaos halinde, yumurtaya benzer biçimde var olmuş. Işık evrenin üst kısmında yer alırken, altındaki enerji ve madde gökyüzünü oluşturan bulutları meydana getirmiş; Takamagahara (Yüksek Cennet Düzliği) olarak bilinen bu alanın altında kalan maddeler ise yeryüzüne dönüşmüş. Takamagahara içinde büyüyen bir bitkiden doğan beş tanrı, hitorigami adı verilen süreçle biçim ya da cinsiyet olmadan kendiliğinden ortaya çıkmış.
Bu tanrılar Kotoamatsukami (ayrıcalıklı gökyüzü tanrıları) olarak adlandırılmış ve karanlık kozmik bir boşluğu yönetmişler. Onlar tüm Şinto kozmolojisini harekete geçiren ilk güçleri oluşturmuş; Takamagahara’da yaşadıkları dönemde tüm ilkel kuvvetler var olan tek mekân olmuş. Bu tanrılar Kojiki’de adı geçen ilk ruh Amenominakanushi tarafından yönetiliyordu.
Kotoamatsukami, görünmez biçimleriyle evrenin düzenini koyduktan sonra gizlenerek yerlerini bıraktı; onlardan sonra ortaya çıkan ilahi çift ise Japon archipelago’nun adalarını şekillendirdi.
Birleşik Krallık merkezli TheCollector.com’da yayınlanan makale
Bu ilk tanrılar, daha sonra kendilerinden yedi kuşak boyunca erkek ve dişi eşleşmiş tanrıların doğmasına zemin hazırladı. Bu onlarca ilahi varlığın ardından ortaya çıkan çift, Izanagi ve Izanami olarak biliniyor.
Izanagi ve Izanami’nin Tanrılama Görevi
Kotoamatsukami’den sonra gelen yedi kuşaklık ilahi soydan doğan bu tanrı çiftine, dünyayı yaratma görevi verilmiş. Bu amaçla daha yaşlı tanrılar onlara Ame-no-Nuboko adında bir mızrak, yani gökyüzü mücevherli mızrağı takdim ettiler.
Mızrağın ucuyla denizi karıştıran Izanagi ve Izanami, tuzlu suyun okyanusa düşmesiyle Onogoro adasının oluşmasını sağladı. İlahi çift gökyüzünden inerek bu ada üzerinde evlerini kurdular ve ardından yeni tanrılar (kami) doğurmak için birleştiler. Bu süreçte ateş tanrısı Kagu-tsuchi doğana kadar Izanami birçok tanrıyı meydana getirdi.
İlahi Çiftin Acı Tanıklığı ve Şinto Tanrılarının Doğuşu
Izanami, ateş tanrısı Kagu-tsuchi’yi doğururken yanarak öldürüldü. Öfkeye kapılan eşi Izanagi, mızrapla ateş tanrısını öldürdü ve kan ile Kagu-Tsuchi’nin bedeninden yeni tanrılar ortaya çıktı.
Eşinin vefatından sonra Izanagi, onu aramak için ölüler diyarı Yomi’ye indi. Orada bulduğu Izanami’den hem sevinçli hem de bedenin çürümüş cesede dönüştüğünden dolayı ümitsiz ve rahatsızlandı. Çürüyen bedeninden yeni tanrılar doğarken, Izanagi yaşam dünyasına kaçtı; burada misogi adı verilen bir arınma törenine uğradı. Bu törenden üç temel Şinto tanrısı doğdu: güneş tanrıçası Amaterasu, ay tanrısı Tsukuyomi ve fırtına tanrısı Susanoo.
Bu mitolojik anlatım, Japonya’nın kendine has kozmik görüşünü ilk kez biçimlendiren güçlerin izlerini taşıyor; görünmez Kotoamatsukami’den başlayan bu sıralama, günümüzde hâlâ adlandırılan tanrılarla insanlığa aktarılmış durumda.
Birleşik Krallık merkezli TheCollector.com’da Grace Whitney tarafından kaleme alınan makale, Japonya mitolojisinin kökenine dair bu sıralamayı Kojiki’nin üç ciltli yapısı üzerinden okuyucularla paylaşıyor. Kaynakta yer alan bilgiler, eserin İmparatoriçe Genmei için yazıldığına ve günümüzde bilinen en eski Japonya edebi eserlerinden biri olduğu görüşüne dayanıyor.
Bu haber, kültürel bir konuyu içerdiğinden güncel finansal veri ya da piyasa kuru bilgisi gerektirmemektedir; aktarılan tüm bilgiler kaynak makalesine dayandırılmıştır.
TARİHÇİ DEĞERLENDİRMELERİ (1)