Tarih kitaplarının satır aralarında kalan, yaşandığına inanması güç ancak tamamen resmi kayıtlara geçmiş sıra dışı bir vaka.
1872 yılının Aralık ayında, Atlantik Okyanusu’nun ortasında, “Mary Celeste” adındaki bir gemi, tuhaf bir şekilde boş halde bulundu. Geminin mürettebatı kaybolmuştu; onlar olmadan, sanki hayaletler tarafından terk edilmiş gibiydi. Bu olay, tarihin en büyük denizcilik gizemlerinden biri olarak kaldı.
Bölüm 1: Yeni Bir Başlangıç

Mary Celeste, Kanada’da inşa edilmiş, Amerika’ya ait bir ticaret gemisiydi. Geminin kaptanı Benjamin Briggs ve ailesi, 7 Kasım 1872’de New York’tan İtalya’ya doğru yola çıktı. Gemide deneyimli mürettebat da vardı. Her şey normal görünüyordu; hava güzeldi ve yolculuk sorunsuz başlamıştı.
Bölüm 2: Tuhaf Keşif

Yaklaşık iki hafta sonra, gemi Azores takımadalarının yakınında seyrederken, başka bir geminin mürettebatı Mary Celeste’i fark etti. Yaklaştıklarında, geminin yelkenlerinin sönük ve kontrolsüz olduğunu gördüler. Gemiye bindiklerinde, iç mekânın düzenli olduğu ancak kimsenin olmadığı tespit edildi. Kaptan Briggs’in günlükleri ve diğer önemli belgeler yerinde duruyordu; sanki herkes aniden ortadan kaybolmuştu.
Bölüm 3: Çözülemeyen Gizem
Mary Celeste’in mürettebatının nereye gittiği, tam olarak ne olduğu hala bir muammadır. Birçok teori ortaya atıldı: deniz canavarları, isyanlar, hatta zaman yolculuğu gibi. Ancak hiçbir kanıt bu iddiaları kesin olarak desteklemiyor. Mary Celeste, tarihin sayfalarına kayıp mürettebatının gizemli mirasıyla yazılmıştır.