İçeriğe geç
O TARİH GEÇMİŞİN YENİ PERSPEKTİFİ
SözlükForum ↗
TARİHİN
ÖTESİNDE.
Arkeoloji & KeşiflerO TARİH / OKUMA

Terli Yüzler ve Sarsıntılar: 18. Yüzyılda Posta Arabasıyla Yolculuk Sanıldığı Kadar Romantik Değildi

Dönem dizilerindeki ışıltılı sahnelerin aksine, yeni tarihi araştırmalar 18. yüzyılda posta arabasıyla seyahat etmenin mide bulantısı, dar alanlar ve kötü kokularla dolu zorlu bir deneyim olduğunu gösteriyor.

Dönem dizileri ve tarihi romanlar, 18. yüzyılda İngiltere kırsalında yapılan at arabası yolculuklarını zarif ve büyüleyici bir macera gibi tasvir etse de, tıp ve kültür tarihi üzerine yapılan yeni bir araştırma gerçeğin bambaşka olduğunu gözler önüne seriyor.

Romantizmin Ardındaki Sarsıntılı Gerçek

Exeter Üniversitesi’nden tıp tarihi uzmanı Dr. Alun Withey tarafından Medical History dergisinde yayımlanan kapsamlı çalışma; 17. ve 18. yüzyıllara ait mektuplar, günlükler ve tıp kayıtlarını inceleyerek posta arabası (stagecoach) yolculuklarının gerçek yüzünü aydınlatıyor.

Withey, dönemin yollarının son derece engebeli olduğunu, hava güzel olsa bile araçların sürekli sarsıldığını ve yolcuların şiddetli şekilde savrulduğunu belirtiyor. 1822 yılında Anne Lister günlüğünde yol şartlarının kötülüğünden yakınırken, dönemin kadın yolcuları arabaların yarattığı aralıksız titreşim yüzünden günlerce yorgun düştüklerini kaleme almıştı.

O Tarih sitesini Google’da tercih edilen kaynak olarak seç

“Araba Tutması” ve Sağlık Sorunları

Denizcilerin yaşadığı deniz tutmasına benzer şekilde, 18. yüzyılda “araba tutması” (coach-sick) kavramı tıp literatürüne girdi. Kapalı, dar ve havasız kabinlerde 6 ila 8 kişinin sıkışık şekilde seyahat etmesi; mide bulantısı, baş dönmesi ve sindirim problemlerini kaçınılmaz hale getiriyordu.

1656 yılında ünlü filozof John Locke, kilolu bir kadınla aynı arabada seyahat ederken duyduğu endişeyi babasına yazdığı mektupta esprili bir dille aktarmıştı: “Eğer araba devrilirse üzerime düşer ve oracıkta ezilirim.”

Dar Alanda Koku Yarışı

Deodorantın ve modern hijyen ürünlerinin bulunmadığı bir çağda, saatler süren yolculuklarda ter, tütün dumanı ve ağır parfümler birbirine karışıyordu. 1777 yılında filozof Jeremy Bentham, bir asker ve bir rahiple yaptığı yolculuktaki yoğun tütün kokusundan şikayet ederek posta arabalarını “çekilmez kutular” olarak nitelendirmişti.

Kötü kokulardan korunmak için yolcular yanlarında esans şişeleri taşırken, bu durum bazen diğer yolcuları rahatsız eden bir “koku savaşına” dönüşüyordu. Günümüz toplu taşıma araçlarında yaşanan yer kapma, gürültü ve rahatsız edici alışkanlıkların benzerlerinin yüzyıllar önce posta arabalarında da yaşandığı görülüyor.

Kaynak: Smithsonian Magazine ↗
💬 Topluluk Masası & Tartışma

Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.

Foruma Katıl & Yanıtla ➔
Forumda sor / tartış
OKUMAYA DEVAM

İlgili yazılar

OKUR NOTLARI

Henüz yorum yok

Görüşünüzü paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşivde ara

En az 3 karakter yazın.