Μετάβαση στο περιεχόμενο
O TARIH A NEW PERSPECTIVE ON THE PAST
ΓλωσσάριΦόρουμ ↗
otarih.com — History and Civilizations PortalBEYOND
HISTORY.
Τουρκική ΙστορίαO TARİH / OKUMA

Tuğranın Yapısal Öğeleri ve Metin Bölümünün Adlandırılması

Tuğra Nedir ve Nasıl Oluşur Tuğra, padişahın ismi ve lakabı bulunan alâmet, imza anlamına gelir. Hat sanatının bir kolu halinde yüzyıllar boyunca usta...

Yayın:
🌐
Εμφανίζεται η αρχική γλώσσα

Αυτό το άρθρο δεν έχει μεταφραστεί ακόμα στα ελληνικά. Βλέπετε την αρχική έκδοση.

Tuğra Nedir ve Nasıl Oluşur

Tuğra, padişahın ismi ve lakabı bulunan alâmet, imza anlamına gelir. Hat sanatının bir kolu halinde yüzyıllar boyunca usta hattatlar eliyle yazılmıştır. Türkçede kelime olarak padişahın ismini ihtiva eden özel bir işaret, padişahın imzası gibi anlamlar ifade eder. Aslı Oğuz lehçesinde tuğrâğ olup, hükümdarın basılmış imzası demektir.

Yapısal Öğeler

Padişahın kendisi ve babasının isminin yazıldığı kısma taht, kürsü veya sere adı verilir. Buradan sola doğru uzanarak aşağıdan yukarıya doğru uzayan ve iç içe iki kavisten meydana gelen kısma ise beyze veya sancak adı verilir.

O Ιστορία sitesini Google’da tercih edilen kaynak olarak seç

Halk arasında sele de denilen sere veya kürsü; tuğranın metin kısmıdır. Bunda pâdişâhın ve babasının adları ile Şah, Han, el-Muzaffer kelimeleri yazılıdır. Γλωσσάρι anlamı açık duran başparmağın ucundan işâret parmağının ucuna kadar olan uzaklık demektir.

Beyze, bin ile Han kelimelerinin ‘n’ harflerinin kıvrılmasıyla meydana gelen ve iç içe yazılan iki kavise denir. İç beyze ve dış beyze adı verilen bu iki kavis tuğranın sol tarafındadır. Dâimâ kelimesi bunun ortasındadır.

Tuğ veya elif, tuğranın yukarıya uzanmış olan mızrak şeklindeki üç elife verilen addır. Bunların üzerine flama gibi çekilen kıvrıklara zülüf veya zülfe denmektedir.

Tuğranın kolları (hançere veya kol), beyzelerin devamı olan ve el-Muzaffer kelimesinin üzerinden geçerek tuğranın sağına doğru paralel iki çizgi halinde uzanan kısma denir.

Kullanım Alanları

Önceleri ahidname, menşur, name-i hümâyun, mülknâme, ferman, vakfiye, berat üzerine ve ortaya yazılan tuğra, sonraları para, defter ve kâğıtların başına bir hanedan arması halinde bayraklarda, pullarda ve resmi yapılarda da kullanıldı.

Tuğra, vesikalarda tevki-i hümayun, nişan-ı hümâyun, nişan-ı şerif-i âlişan, misal-i meymun, alamet-i şerife, tuğra-i garra diye de isimlendirilmiştir. Tuğra çekene ise tuğrai, tevkii, nişancı, tuğrakeş ve tuğranüvis de denilirdi.

Şehzade Tuğraları

Şehzadeler, isimleri ile tuğra çektirirler, emirler yazdırırlar ve bu suretle kendi idareleri altındaki bölgelerde bir padişah gibi hüküm sürerlerdi. Yalnız kendi adlarına para bastıramaz ve namlarına hutbe okutamazlardı. Bu iki imtiyaz yalnız padişahlara aittir.

Tuğraların Kaldırılması

15 Haziran 1927 tarihinde tuğraların kaldırılması ile ilgili bir kanun hazırlanmıştır.

Bu açıklama Vikipedi kaynaklarından uyarlanmıştır ve şu lisans altında sunulur: CC BY-SA 4.0.

İlginizi Çekebilir: Tuğranın Yapısal Öğeleri: Sere, Beyze ve Kolların Metinsel İşlevi →
Πηγή: Vikipedi (Wikipedia) ↗
Ρωτήστε / συζητήστε στο φόρουμ
ΣΥΝΕΧΙΣΤΕ ΤΗΝ ΑΝΑΓΝΩΣΗ

Σχετικά άρθρα

ΣΗΜΕΙΩΣΕΙΣ ΑΝΑΓΝΩΣΤΩΝ

Δεν υπάρχουν σχόλια ακόμα

Μοιραστείτε την άποψή σας

Email adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Αναζήτηση in archive

Type at least 3 characters.

🌍 ΕΠΙΛΟΓΗ ΓΛΩΣΣΑΣ 25 Γλώσσες
🔍