Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, Galich yakınlarındaki Balchug bölgesindeki iki ortaçağ kalesinin kronolojisi hakkında önemli bulgulara ulaştı. Yapılan çalışmalar, daha önce “Moğollar gelmeden önceki” bir kale olduğu düşünülen Lower Hillfort’ta böyle bir yapıya dair herhangi bir kanıt bulunmadığını gösterdi.
Lower ve Upper Hillfortlar, Rusya’nın kuzeydoğusundaki en dikkat çekici savunma alanlarından birini oluşturuyor. Bu iki kaleden oluşan sistem, farklı dönemlere ait yapıları bir araya getiriyor. Bölgenin büyük bölümü hala doğal yapısını korurken, daha sonraki yerleşimler sadece batıdaki düzlükleri ve Balchug’un eteklerini etkilemiş durumda.
Uzun yıllar boyunca Lower Hillfort’un Galich’in en eski kalesi olduğu düşünülüyordu. Upper Hillfort ise 15. yüzyıla ait olarak kabul ediliyordu. P.A. Rappoport tarafından 1957 yılında yapılan daha önceki çalışmalarda, Lower Hillfort’un kronolojisi, kalenin toprak yapılarında bulunan ortaçağ çömleklerine dayanıyordu.
Rappoport, Lower Hillfort’u, Galich Gölü kıyısı tarafından korunan yarım daire şeklinde bir kale olarak tanımlamıştı. Ancak yeni lazer tarama teknolojisi farklı bir tablo ortaya koyuyor. Kalenin beşgen planlı olduğu, dört adet düz toprak duvar ve gölün beşinci tarafı oluşturduğu görülüyor.
Kalenin 66 metreye kadar yükselen dik bir yamaç üzerinde yer aldığı ve savunma düzeninin iki vadiden göle doğru uzanan şekilde konumlandığı tespit edildi. Duvarların vadiler boyunca 2,4 ila 3,45 metre, ana toprak duvarının ise 5,4 metreyi bulduğu görüldü.
Güneydoğu’daki iki yuvarlak yapı, kulelerin temellerini işaret ediyor olabilir. Kalenin doğu kısmında yer alan yaklaşık 10 metre çapındaki çukur, bir su deposunun kalıntıları olabilir. Yamaçtaki düşük teraslar, daha önce fotoğraflarda görülen eski bahçe arazilerini temsil ediyor.
Kalenin toplam alanı yaklaşık 4,4 hektar. Dik yamaçı ve düzensiz savunma hatları, Moğollar gelmeden önce inşa edilmiş yerleşimlerin tipik özelliklerinden farklılık gösteriyor. Bunun yerine, bu özellikler daha çok düzenli bir geç dönem ortaçağ kalesine özgü.

Araştırmacılar ayrıca Upper Hillfort’u da incelediler. Bu kalenin alanı yaklaşık 0,6 hektar ve beşgen planlı. Ana toprak duvarları dik açılarla birleşen düz hatlar oluşturuyor. Duvarların yüksekliği 3,2 ila 7,4 metre, hendek ise 1,72 ila 6,3 metreyi buluyor.
Upper Hillfort’un duvarında yer alan üç adet yuvarlak yapı da kulelerin temellerini işaret ediyor olabilir. Hendekten dışarıda yer alan bir başka toprak duvarı ise düzenli bir kalenin önemli bir özelliğidir, çünkü hendeğin düşman tarafından kolayca doldurulmasını engelliyordu.
2026 yılında yapılan araştırmalarda LiDAR taraması ile kazı çalışmaları birleştirildi. Temmuz ayında arkeologlar, Lower Hillfort’ta yaklaşık 50 metrekarelik iki ayrı kazı alanı açtılar.
Üst kazıda, 14. ve 15. yüzyıllara ait el yapımı çömlek parçaları bulundu. Ayrıca doğal zemine açılmış çukurlar ve güneybatıdaki toprak duvarının kalıntıları ortaya çıkarıldı. Yanmış ahşap yapıların üzerinde pişmiş kil tabakası bulunurken, bu durum yangın sonucu hasar gördüğünü gösteriyor.
Bulunan eserler arasında, 14. veya 15. yüzyılın ikinci yarısına ait, zırh delme özelliğine sahip bir ok başı ve Vasily II’nin hükümdarlık döneminde (1447-1449) basılan bir gümüş sikke yer aldı. Sikkenin bulunması, güneybatıdaki toprak duvarının en geç 15. yüzyılın ortalarında inşa edildiğini gösteriyor.
Alt kazıda daha kalın ve koyu renkli bir kültürel tabaka bulundu. Bu tabakada, Type B askılı kilit, yuvarlak açıklıklı süslü bir kemer parçası ve 14. ve 15. yüzyıllarda kullanılan kemer tokası gibi eserler ortaya çıkarıldı.
Kazılarda ayrıca, kuzeydoğuya uzanan ahşap palaz çit kalıntıları da bulundu. Bu yapılar, ortaçağ döneminde yerleşim alanlarının güney sınırını oluşturuyordu.

2026 yılına ait bulgular, Lower Hillfort’un ana savunma sisteminin 15. yüzyılın ortalarında inşa edildiğini gösteriyor. Araştırmacılar, bu yapının en olası tarihini 1447 ile 1450 yılları arasındaki dönem olarak belirlediler. Bu dönem, büyük bir taht kavgasının yaşandığı bir zamana denk geliyor.
Bu çatışma sırasında Dmitry Shemyaka’nın güçleri, Vasily Obolensky liderliğindeki Moskova ordusu tarafından yenildi. Galich, Yuri of Zvenigorod ve daha sonra Shemyaka arasındaki mücadelede bir merkez olarak kullanıldı. Tepedeki güçlü bir kale, alçak yatan kasabaya önemli bir askeri avantaj sağlıyordu.
16. yüzyıla ait kültürel tabakalara rastlanmaması, yeni inşa edilen kalenin tam teşekküllü bir yerleşim yerine dönmediğini gösteriyor. Araştırmacılar, bunun yerine kalenin kasabanın üzerinde bir citadel olarak kullanıldığı ve muhtemelen bir askeri kamp görevi gördüğü yönünde görüş bildiriyorlar.
LiDAR verilerine göre Upper Hillfort’un 15. veya 16. yüzyıla ait olduğu belirlendi. Araştırmacılar, bu yapının ya Lower Hillfort’un dış savunma hattını oluşturduğu ya da Kazan Khanate tehdidi altında inşa edildiği yönünde görüş bildiriyorlar.
Galich’in en eski dönemlerine ait izlerin aranması hala devam ediyor. Ancak şu ana kadar, Balchug bölgesinde şehrin ilk dönemlerine ait herhangi bir arkeolojik kanıt bulunamamıştır.
Kaynak: Archaeology News Online