Danimarka’da aralarında arkeologların da olduğu bir ekip, Viking Çağı dönemine ait nadide giyim parçalarının bulunduğu bir mezarı gün yüzüne çıkardı. Bu keşif, bölgenin tarihini aydınlatırken, Vikingler hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlayacak önemli veriler sunuyor.

Mezar, güneybatı Jutland bölgesindeki tarihi Varde kasabasının yakınlarında, Skonager arkeolojik alanında yer alıyor. 2024 yılında yapılan kazılarda, farklı yaş gruplarından insanların gömüldüğü ve demir bıçaklar ile cam boncuklar gibi eşyaların da bulunduğu bir mezarlık ortaya çıkarıldı.

Araştırmacılar, Viking Çağı kadınlarının giysileriyle sıkça ilişkilendirilen iki oval broşun bulunduğu bir mezarda kumaş parçaları buldu. Archaeology West Jutland’ın Facebook sayfasındaki paylaşımda belirtildiği gibi, tekstil izleri hem mücevherlerin önünde hem de arkasında görüldü. Mücevherlerde kullanılan metalin korozyona uğramasıyla salınan tuzlar, kumaş parçalarının korunmasına yardımcı oldu. Kumaşların broşlardaki konumları, arkeologların farklı giysi katmanlarına ait olup olmadıklarını ve giysilerin nasıl düzenlendiğini anlamalarına yardımcı olabilir.

Biliyor muydunuz? Viking cam boncukları

Danimarka’nın Aarhus Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından 2022 yılında yapılan bir çalışmada, Ribe’deki Viking Çağı sanatçılarının, Roma ve Bizans tapınaklarından, saraylardan ve hamamlardan alınmış cam küpler (tesserae) eriterek cam boncuklar yaptığı tespit edildi. Tüccarlar bu kurtarılmış tessaraeleri kuzeye taşıyarak ticaret kentlerinde satıyordu.

Viking Çağı dönemine ait giysilerin bulunması oldukça nadirdir; çoğu zaman fiziksel kanıtlar, tesadüfen korunmuş küçük kumaş parçalarından ibarettir. Danimarka Ulusal Müzesi’nin web sitesindeki bilgilere göre, Viking kıyafetleri hakkındaki bilgimiz, yazılı kaynakların yanı sıra, küçük figürlerde ve duvar halılarında tasvir edilen giysilerle sınırlıdır.

Araştırmacılar ayrıca, tekstillerin yaşını belirlemek için karbon tarihleme yöntemini kullanmayı planlıyor. Mezar içinde bulunan broşlardan birinde onarım belirtileri bulunması, mücevherin aile yadigarı olması ve kumaşlardan daha eski olması ihtimalini ortaya koyuyor.

Danimarka Ulusal Müzesi’ndeki “Viking Çağı Tekstil Renkleri” projesinin araştırmacıları Ulla Mannering ve Charlotte Rimstad, örneklerdeki pigment izlerini analiz ederek renk hakkında bilgi edinmeyi amaçlıyorlar.

Archaeologists in Denmark Discover Rare Fragments of 1,300-Year-Old Clothing Preserved Inside a Viking Age Grave

Mannering, projenin genelinde yaptığı açıklamada, “Wool pigmentation and the use of fiber colors in textiles is a method as old as weaving technology in Denmark.” (Yün boyama ve tekstillerde kullanılan lif renklerinin kullanımı, Danimarka’daki dokuma teknolojisi kadar eski bir yöntemdir.) Ayrıca, arkeolojik kanıtlar parçalı olsa da, Viking Çağı dönemine ait tekstil boyaları ve renk kullanımına dair bulgular, hem boyanmış tekstillerin hem de doğal olarak renklendirilmiş yünlerin İskandinav tekstil kültürünün bir parçası olduğunu gösteriyor.

Danimarka’da Viking Çağı genellikle 800 ile 1050 yılları arasında kabul edilir. Bu dönem, yoğun İskandinav ticaretinin, göçlerinin, yerleşimlerinin, denizciliğinin ve Avrupa ile Kuzey Atlantik boyunca yapılan akınların bir çağıydı. Viking toplulukları aynı zamanda tarım yapıyordu, hayvan yetiştiriyor, balık avlıyor ve günlük yaşamı sürdürmek için tekstil ürünleri gibi mallar üretiyordu.

Arkeologlar, Viking kıyafetlerinin cinsiyete, yaşa ve ekonomik duruma göre değişiklik gösterdiğini biliyor. Çoğu giysi, Viking kadınları tarafından üretilen yün ve ketenden yapılıyordu. Erkekler genellikle pantolon ve tunik giyerken, soylu kadınlar ise iç çamaşırlarının üzerine elbiseler giyiyor ve bu elbiselerin askılarını oval broşlarla sabalıyorlardı.

Skonager’deki bulgular, çok daha büyük bir tekstil ekonomisinin sadece en küçük izlerini temsil ediyor. Jutland’daki başka bir site olan Søften’de, arkeologlar 600 ile 950 yılları arasında tarihlenen devasa bir Viking tekstil üretim alanını ortaya çıkardılar. Bu yerleşimde keten işleme alanı bulunuyordu; ayrıca iplik yayları ve dokuma ağırlıkları da gün yüzüne çıkarıldı.

Arkeolog Michèle Hayeur Smith, 2022 yılında Scientific American’dan Francine Russo ile yaptığı röportajda, tekstillerin Viking topluluklarının Kuzey Atlantik’in zorlu iklim koşullarına dayanma yeteneği için ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştı.

“Tekstiller ve kadınların ürettiği ürünler, avlanmak, ev yapmak ve güç mücadeleleri kadar kritikti,” demişti Hayeur Smith.

İlginizi Çekebilir: Kadınların Eşitliği Günü Aslında Ne Anlatıyor? Cevap, Sadece 1920’yi Aşuyor →
Kaynak: Smithsonian Magazine ↗