Almanya’nın kuzeybatısındaki Bavarya eyaletinde, Aschaffenburg şehrinde çalışan işçiler Mart 2026’da bir taşkın havuzu inşa ederken nehrin kıyısında ahşap parçalarla kurulu antik bir yapı keşfetti. Yapının yaşının başlangıçta net olarak belirlenememesine rağmen, Bavarya Eyalet Anıt Koruma Ofisi (BLfD) ekibi birkaç hafta sonra kullandığı meşe ağaçlarının MÖ 372 ile MÖ 352 yılları arasında kesildiğini tespit etti ve bu dönemin Almanya’da Kelt çağına işaret ettiği ortaya kondu.

Bavarya Eyalet Anıt Koruma Ofisi (BLfD), keşfedilen ahşap elemanların koruyucu önlemler alması için önce elle nemlendirdi. Ağustos ayında ise uzmanlar, ahşabın kuruyup çürümesini engellemek amacıyla otomatik sulama sistemini yerinde kurdu.

Kelt Döneminin İzlerini Taşıyan Benzersiz Yapı

Bulunan yapı, yaklaşık MÖ 450 ile MÖ 1. yüzyıl arasında yayılan La Tène kültürünün bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu dönemde Kelt kabileleri Almanya’nın orta ve güney bölgelerini domine etti. Uzmanlar, yapının yaşına, inşaat yöntemine ve olağanüstü korunmasına dayanarak bu Kelt yapısının Almanya’da benzersiz olduğunu vurguluyor.

Bu yapı, inşaat yöntemi ve muazzam korunması açısından Almanya’daki Kelt döneminin nadir örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

Bavarya Eyalet Anıt Koruma Ofisi (BLfD) uzmanları

Kazı çalışmalarına aylar süren araştırmalar ve planlamadan sonra başlanan ekiple, yapının 3 ila 4 metre uzunluğunda ve en ağırlığında 350 kilograma kadar ulaşan kemiklerden oluştuğu belirlendi. Yapının tam olarak ne işe yaradığı henüz net değil; ancak uzmanlar, yapıyı yerleşim yerine Ana Nehri’nden erişimi sağladığını düşünüyor.

Kemiklerin Kurtarılması ve Korunması

Sahadan yaklaşık üçte birinin çıkarıldığı kazı çalışmalarında, işçiler her kemikleri dikkatlice ayırıyor, vinçle kaldırıp temizledikten sonra suda saklanmak üzere hazırlıyorlar. Açığa çıkan ahşabın kuruyup parçalanma riskine karşı önlem almak hayati önem taşıyor.

Ahşap, açıkta bırakıldığında kuruyabilir ve parçalanabilir; bu nedenle nem seviyelerini önce elle koruduktan sonra Temmuz ayında otomatik sulama sistemine geçildi.

Kazı ekibi

Son aşamada her bir kemik lazer taranacak. Ahşabın üzerinde görünen alet izleri, antik ahşap işçiliği tekniklerine dair değerli bilgiler sağlıyor.

Nehir Taşımacılığı ve İnşaat Becerisi

Sahada çalışan uzmanlara göre, antik inşaatçıların nemli zemin koşullarını aşma ve ahşabı ile taşıta Ana Nehri üzerinden taşırma konusunda önemli bir beceri sergiledikleri görülüyor. Yerinde hassas duvarlar inşa ederek yapının nehirden görülebilir olmasını sağladılar.

Ancak inşaatçıların Ana Nehri üzerinden güçlü inşaat malzemelerini taşıyabildiklerini gösteren bu keşif, antik ve Orta Çağ mühendisliğinin teknik ilerlemesini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Sahada çalışan uzmanlar

Nehrin kıyısında, daha önce betimlenen kuru taş duvarlarla inşa edilen büyük yapının tam karşısına ahşap bir platform yer alıyordu. Buradan gemiler yanaşabilir ve platformu yük ve boşaltmak için kullanmış olabilirler. Hem platformun hem de kazıda incelenen yapının amaçları hâlâ belirsizliğini koruyor.

Bu görünürlük, pratik ihtiyaçların yanı sıra gelenlere önemli ve korunmuş bir merkez yaklaştıklarını işaret etti. Yapının işlevi bilinse bile, inşaatı inşaatçıların becerisini, kaliteli malzeme kullanımını ve dikkatli planlamayı gösteriyor.

Bu olağanüstü koruma, yapının 2.500 yıl önce açıkça önemli olduğunu kanıtıyor. Keşif, antik dönemin mühendislik yeteneklerini ve doğal su yollarını kullanarak güçlü inşaat malzemelerini taşıma kapasitesini gözler önüne seriyor.

İlginizi Çekebilir: Amerikan Deniz Piyadeleri’nin En Üstün Ödüllü Subayı Lewis “Chesty” Puller’in Savaş Kariyeri ve Mirası →
Kaynak: Ancientpages ↗